Immobilisation türkçesi Immobilisation nedir

  • Bloke etme.
  • Sabitleme.
  • Hareketsiz kılma.
  • Madeni veya kağıt paraların tedavülden çekilmesi (immobilization olarak da yazılır).
  • (britanya ingilizcesi) hareketsiz kılma.
  • Kımıldayamaz hale getirme.
  • Hareketini sınırlama.
  • İmmobilizasyon.
  • Bağlama.
  • Hareketsizleştirme.
  • Tedavülden çekme.
  • Hareket yeteneği yitimi.
  • Hareketsiz hale getirme.

İngilizce Immobilisation Türkçe anlamı, Immobilisation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Immobilisation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fixing : Fiksaj (fotoğrafçılık terim). Açındırma sonunda, ışıklanmamış gümüş bromürün ortadan kaldırılarak resmin ışıktan etkilenmemesini sağlama. Tespit. Düzeltme. Dikme. Su ürünleri yetiştiriciliği. Uyma. Kurma.

Binding : Gitarı birleştirmek veya süslemek amacıyla klavye, sap veya gövdeyi çevreleyen plastik veya sedeften şerit. Cilt. Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile, başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık. Kitap kapağı. Taneciklerin, aralarındaki fiziksel ya da kimyasal kuvvetlerle bir arada durması olayı. Uyulması gereken. Bağlanma. Ciltçilik. Kablo bağlantısı. Bağlayıcı.

Coupling : Kenetleme. Ek bileziği. Manşon. Birliktelik. Bağlayan. Çiftleşme. Bileşim. Bilgisayar, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Bağlantı. Kuplaj rakor.

 

Connecting : Bağlayan. Çalıştırma. Birleştiren. Birleştirici. Aktarmalı. Bağlantı kuruluyor. Bağlantı. Bağlayıcı. Başlama.

Immobilization : Sabitleştirme. Hareketsizleştirme, sabitleştirme.

Affigere : Affigere.

Stabilising : Belli bir seviyeyi korumak (stabilize olarak da yazılır). Dengeli hale getirmek. Sabitleyen. Durağanlaşmak. (britanya ingilizcesi) sabitleştirmek. İstikrar sağlayıcı. Dengelileşme. İstikrarlı hale getirmek. Durağanlaştırmak.

Blocking : İktisat, basketbol alanlarında kullanılır. Öbekleme. Durdurum. Oyuncuların sahne üzerinde nerede duracaklarını ve ne yöne gideceklerini, nasıl hareket edeceklerini saptama işlemi. Engel olma. Kapatma. Karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma. Elinde top olmayan bir oyuncunun ilerlemesine engel olma. Tıkanma. Blokaj.

Fastening : Kapı ya da pencere kilidi. Toka. Mandal ya da sürgü. Bağlanma. Tutturma. Tespit etme. Bağlama (bir şeyi vb). Kapı yada pencere kilidi. Bağ.

Pinnings : İğneleme. Kamalama. Tutturma. Tutma. Pimleme. Yakalama. Pimle sağlamlama. Takozlama.

Immobilisation synonyms : saving, anchorage, attribution, attributions, stabilizing, coupler, clamping, bondings, immobilizing, preservation, immobilising, occluding, pinning, splinting, affixion, affiliations, bonding, connection, restraint, anchoring, attachment, affiliation.