Impunity türkçesi Impunity nedir

  • Kişisel dokunulmazlık.
  • Cezasız kalma.
  • Cezadan muaf olma.
  • Cezalanmayacağından emin olma.
  • Dokunulmazlık.
  • Cezadan muaf tutulma.
  • Cezasızlık.
  • Cezasız kalmak.
  • Cezasız kalma hali.
  • Ceza ve mukabelden muaf olma.

Impunity ingilizcede ne demek, Impunity nerede nasıl kullanılır?

With impunity : (sonuçlarından) çekinmeden. Fütursuzca. (sonuçlarını) umursamadan. Ceza görmeden. Cezasız.

Impunities : Cezasız kalmak. Kişisel dokunulmazlık. Cezasız kalma hali. Cezadan muaf olma. Ceza ve mukabelden muaf olma. Cezasız kalma. Cezasızlık. Dokunulmazlık. Cezadan muaf tutulma.

Impuberty : Erginlik öncesi dönem.

Impudence : Saygısızlık. Hayasızlık. Arsızlık. Yüzsüzlük. Utanmazlık. Yüz. Terbiyesizlik. Küstahlık. Cüret.

Impudent : Küstah. Terbiyesiz. Saygısız. Hayasız. Edepsiz. Dili uzun. Utanmaz. Arsız. Cüretkar. Yüzsüz.

Impugners : Saygınlığa dil uzatan. İtibara saldıran. Meydan okuyan kimse. Dil uzatan kimse.

Impugned : Yalanlamak. Karşı olmak. Kuşkulanmak. Aleyhinde olmak. Şüphe etmek. Yalancı çıkarmak. Dil uzatmak.

Impugnable : Şüphe edilebilir. İnkar edilebilir. Yalanlanabilir.

Impudicity : Utanmazlık. Açık saçıklık. Edepsizlik. Hayasızlık.

Impugn : Karşı olmak. Kuşkulanmak. Yalanlamak. Aleyhinde olmak. Dil uzatmak. Yalancı çıkarmak. Şüphe etmek.

 

İngilizce Impunity Türkçe anlamı, Impunity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impunity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immunity : Masuniyet. Kimi mikroplara karşı aşılanma ya da doğal yolla direnç kazanma durumu. çözeltideki metal yükünleri etkinliğinin, seçilen bir değerin üzerine çıkmasının, metal potansiyelinin yeterince eksi yapılarak engellenmesi. Ayrıcalık. Bir organizmada, mikroorganizmalara ve bunların meydana getirdiği maddelere karşı meydana getirilen ve normal olmayan şartlara karşı koymayı sağlayan doğal ya da sonradan kazanılmış bir direnç, immünite. Biyoloji, hukuk, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Etkilenmeme. Bağışıklık. Bağışık olma durumu. İmmünite. Korunmuşluk.

Civil liberty : İnsan hakları. Beşer hukuku. Süreç içerisinde başkasına zarar vermediği müddetçe kişinin istediğini yapabilmesi hakkı. Kişisel özgürlük.

Intangibility : Fiziki varlığının bulunmaması. Anlaşılmazlık. Soyutluk.

Franchises : Hak. Üyelik. Satış tekeli hakkı. Ayrıcalık. Muhafiyet. Satış hakları. İmtiyaz.

Extraterritorial : Sınırötesi. Kendi sınırları dışında. Ülke yasaları dışında olan.

Get away with murder : Yapılan bir hatanın cezasını çekmemek. (cinayet) yanına kar kalmak. Her şeyi yapıp cezalandırılmamak. (argo terim) kanuna karşı işlenmiş bir suç için ceza almamak. Yanına kar kalmak.

Privacy : Özellik. Özel yaşam. Özel. Yalnızlık. Gizlilik. Bilgi sırdaşlığı. Mahremiyet. Halvet. Bir konutta oturanların, dışardan ve komşu yapılardan belli bir görünme uzaklığında, barış ve sessizlik içinde bulunmalarını sağlayan niteliği.

 

Franchise : Muhafiyet. Melce. Berat. Hükümetçe tanınan ayrıcalık veya bağışıklık. Ayrıcalık. Satış tekeli hakkı. Hak. Üyelik. İmtiyaz (şirketin bayiye tanıdığı).

Exterritoriality : Dış ülke kuralı. Diplomatik dokunulmazlık. Diplomatlara tanınan haklar.

Impunity synonyms : impunities, immunities, inviolableness, freedom, inviolability, exemption, extraterritoriality, parliamentary immunity, exemption from punishment, privacies.

Impunity ingilizce tanımı, definition of Impunity

Impunity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exemption or freedom from punishment, harm, or loss.