Imputing türkçesi Imputing nedir

Imputing ingilizcede ne demek, Imputing nerede nasıl kullanılır?

Imputability : Başkasına yüklenebilirlik. İsnat yeteneği.

Imputable : Yüklenebilir. Başkasının üstüne atılabilir. Başkasına yüklenebilir. İsnat edilebilir.

Imputation : Suçlama. Üstüne atma. Töhmet. İtham. Başkasına yükleme. İsnad. Atfetme. Yakıştırma. İsnad etme. İsnat.

Imputations : Suçlama. İsnad. İsnad etme. Atfetme. Üstüne atma. İsnat. Töhmet. Yakıştırma. İtham. Başkasına yükleme.

Imputative : Başkasına yüklenen. İtham edici. Üstüne atılan. Yüklenen. Suçlama türünden.

Impute : Hamletmek. Üstüne atmak. Yüklemek. İsnat etmek. Vermek. İtham etmek. Atmak. Üstüne yıkmak. Üstüne atma (yükleme).

Imputed income : Paraya eşit olan gelir. Emsal gelir.

Imputed cost : Ek maliyet. Farz edilen maliyet. İlave maliyet. Farazi maliyet. Doğrudan bağlı olmamasına rağmen bir hesaba eklenen maliyet. Emsal bedel. Tahmin edilen. Tahmini maliyet. Tahmini maliyet alternatif maliyet.

Imputed : Suçlanılan. Verilen. İsnat edilen. Dayandırılan. Atfedilen. Bağlanan. Üzerine yüklenen. İnanılan.

Impute to : Yüklemek. (suçu) üstüne atmak. Atfetmek. (çocukluğuna veya tecrübesizliğine vb) vermek. (suçu) yüklemek.

 

İngilizce Imputing Türkçe anlamı, Imputing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imputing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burthen : Yüklenmek. Bir yük koyarak ağırlaştırmak. Yük. Ana fikir. Ağırlaştırmak. Mesuliyet. Külfet. Nakarat. Sıkmak.

Assigns : Bağlamak. Devretmek. Devredilen. Tahsis etmek. Göreve seçmek. Atamak. Feragat edilen. Saptamak. Belirlemek.

Chuck away : Boşa harcamak. Tepmek. Fırlatmak. İsraf etmek. Savurmak. Kaybetmek.

Charge : Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Yüklemek (enerji veya elektrik). Yükümlülük. Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke. Şarj etmek. Bilgi vermek. Hücum etmek. Şarj. Ücret.

Allege : İleri sürmek. Söylemek. İddia etmek. Kanıt olarak göstermek. (kanıt olmadan) iddia etmek. Mazeret olarak göstermek. Bahane etmek.

Ascribe : -e yormak. Yormak. Ayırmak.

Impeached : Uygunsuz davranışından dolayı resmen cezalandırılmış. Suç atfedilen. İtham edilen. Şüphe altında. Bir suçla itham etmek. Mahkeme önünde suçlandırmak (devlet memurunu). Şüphelenmek. Şüpheli. Büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak.

Chuck : Kavrama. Dışarı atmak. Çenesini okşamak. Çenesini okşama. Kusarak çıkarmak. İstifra etmek. Atma. Fırlatmak. Kusmak.

Implead : Kovuşturmaya başlamak. Aleyhinde dava açmak. Aleyhinde dava açmak (hukuk terimi). Dava açmak.

Burden : Sıkıntı vermek. Zorunluluk. Yük. Sıkıntı çektirmek. Yüklenmek. Yük taşıma. Sorumluluk. Ağır yük. Sırtına yüklemek. Ağırlık.

 

Imputing synonyms : engineering science, ip, information science, associate, blames, accords, arraigned, computer science, applied science, impeach, baronial, embarked, ascribed, accounters, burdened, attribute to, allow, affords, ascribes, catapulting, tag with, fit, affording, noble, arraigns, censured, attribute, attributed, censuring, accredits, cashiering, technology, burdens.

Imputing zıt anlamlı kelimeler, Imputing kelime anlamı

Unimpressive : Etkileyici olmayan.

Undignified : Haysiyetsiz. Onursuz. Şerefsiz. Vakur olmayan.