Impeached türkçesi Impeached nedir

  • Memur aleyhine görevinde yolsuzluk iddiasıyla takibat açmak.
  • İtham edilen.
  • Uygunsuz davranışından dolayı resmen cezalandırılmış.
  • Reddetmek.
  • İtham etmek.
  • Bir suçla itham etmek.
  • Kusur atfetmek.
  • Büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak.
  • Mahkeme önünde suçlandırmak (devlet memurunu).
  • Şüpheli.
  • Şüphelenmek.
  • Suç atfedilen.
  • Suçlamak.
  • Aleyhine tahkikat açmak.
  • Şüphe altında.
  • Suçlanan.

Impeached ingilizcede ne demek, Impeached nerede nasıl kullanılır?

Unimpeached : Güvenilir. Belirsiz olmayan. İnkar edilemez bir kredibilitesi olan.

Impeacher : Başka bir kimseye karşı resmi suçlamada bulunan kimse. Suçlayan. İtham eden kimse.

Impeachers : Başka bir kimseye karşı resmi suçlamada bulunan kimse. İtham eden kimse. Suçlayan.

Impeaches : İtham etmek. Mahkeme önünde suçlandırmak (devlet memurunu). Şüphelenmek. Memur aleyhine görevinde yolsuzluk iddiasıyla takibat açmak. Bir suçla itham etmek. Mahkemeye vermek. Suçlamak. Büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak. Reddetmek. Aleyhine tahkikat açmak.

Impeach : İtham etmek. Aleyhine tahkikat açmak. Mahkeme önünde suçlandırmak (devlet memurunu). Bir suçla itham etmek. Suçlamak. Memur aleyhine görevinde yolsuzluk iddiasıyla takibat açmak. Kusur atfetmek. Şüphelenmek. Reddetmek. Büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak.

 

Impeaching : Mahkeme önünde suçlandırmak (devlet memurunu). Kusur atfetmek. Mahkemeye vermek. Suçlamak. Memur aleyhine görevinde yolsuzluk iddiasıyla takibat açmak. Aleyhine tahkikat açmak. İtham etmek. Şüphelenmek. Bir suçla itham etmek. Büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak.

Unimpeachability : Suçlanamamazlık. İtham edilemezlik. Suçlanamazlık. Lekesiz olma özelliği. Suçlanamaz olma durumu. Şüphe edilemez olma durumu. Bozulmamış olma özelliği.

Impeachment : Suçlama. Şüphe. İtiraz. Memurun itham edilmesi. Kuşku. Reddetme. İtham. Görevi kötüye kullanma suçlaması. Mahkemeye verme. Kabul etmeme.

Judge impeachment court : (japonya'da) diet itham mahkemesi. Yargı suçlama mahkemesi.

Impeachable : İtham edilebilir. Suçlanabilir. Suç atfedilebilir.

İngilizce Impeached Türkçe anlamı, Impeached eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impeached ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impute : Hamletmek. Yakıştırmak. Üstüne atma (yükleme). Vermek. Yüklemek. Üstüne yıkmak. İsnat etmek. Atfetmek.

Chancier : Kesin olmayan. Talihli. Riskli.

Under suspicion : Şüphelenilen. Suçlu olduğu düşünülen. Töhmetli.

Suspecting : Kuşkulanmak. Şüphelenme. Hakkında kötü düşünmek. Şüphe etmek. Güvenmemek. Şüphe duyma.

Blames : Sorumlu tutmak. Kınamak. Ayıplamak.

Abnegates : Ülkeden ayrılmak. Feragat etmek. Tanımamak. Feda etmek. İnkar etmek. Yadsımak. Kaçmak (sorumluluktan). Vazgeçmek.

Challenge : Tepki ölçmek veya değerlendirmek. Hiçe saymak. Boy ölçüşmek. Zorlu iş veya görev. Soruşturmak. Meydan okumak. Kafa tutmak (argo terim). Çoğunlukla, çifteker sporuna emeği geçmiş ya da yurda herhangi bir yolda yararlı olmuş kişileri anma ve yaşatma amacıyla düzenlenen çeşitli yarışlar. Meydan okuma. Karşı çıkmak.

 

Indictee : Suçlanan kimse. Sanık. Suç işlediği iddia edilen kimse (hukuk terimi). Aleyhine dava açılan kimse. Resmi bir şekilde suçlanan kimse. Resmen itham edilen kimse.

Accuse : Suçlamada bulunmak. Suçlama yöneltmek. Dava etmek.

Compact : Pekiştirmek. Sözleşme. Sıkıca paketlenmiş. Sıkılaştırmak. Anlaşmak. Sözleşme yapmak. Antlaşma. Anlaşma yapmak. Kompakt. Pudralık.

Impeached synonyms : censuring, criminated, controverting, charge with, question, suspected, cast offs, doubt, chanciest, discredited, arraigning, creaky, indictees, incriminated, impeaches, dicey, contravene, disputable, abnegated, dicier, brush off, under a cloud, debateable, accuse of, declare off, debatable, controverts, creakier, cast off, impeach, impeaching, charge, arraigned.

Impeached zıt anlamlı kelimeler, Impeached kelime anlamı

Loose : Çözmek. Serbest bırakmak. Salıvermek. Kaçmak. Ateşlemek. Oynak. Atmak. Bol. Gevşek. Ateş etmek.