In a circle türkçesi In a circle nedir

  • Daire çizen.
  • Etrafında dönen.
  • Daire içinde.

In a circle ile ilgili cümleler

English: All the children were sitting in a circle on the floor.
Turkish: Tüm çocuklar yerde bir daire içinde oturuyorlardı.

English: We sat around the fire in a circle.
Turkish: Daire şeklinde ateşin etrafına oturduk.

English: The three hyenas sat in a circle, reasoning with one another.
Turkish: Üç sırtlan birbirlerini ikna etmeye çalışarak bir daire içinde oturdu.

English: All the children were sitting in a circle.
Turkish: Bütün çocuklar bir dair içinde oturuyordu.

In a circle ingilizcede ne demek, In a circle nerede nasıl kullanılır?

In : Çok moda olan. Halinde. İçinde. Mevsimi gelmiş. İç. İçeri. İçeriye. De. Tutulan. Dahili.

A : Bir. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Argonun simgesi. La (müzik terimi). Amperin simgesi.

Circle : Etrafına daire çizmek. Halka. Çark etmek. Kuşatmak. Dönmek. Etrafını kuşatmak. Atma döngüsü. Çember. Devretmek. Daire içine almak.

Dance in a circle : Daire oluşturarak dans etmek. Müzik sesine göre daire içinde ve ritmik bir şekilde hareket etmek.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a breeze : Bir solukta. Kolayca. Rahatlıkla. Kolaylıkla.

 

In a certain sense : (belli) bir bağlamda veya anlamda.

In a bad light : Kötü bir ışıkta. Kötü bir ışıklı. Negatif bir yolla. Kötü bir yolla.

In a bad temper : Sinirli olarak. Burnundan soluyan. Kızgın. Öfkeli. Kızgınca. Öfkesi burnunda. Öfkeli olarak. Sinirli.

In a bad way : Kötü durumda. Kötü bir durumda. Sarhoş. Tehlikede. Çok hasta. Kötü bir şekilde.