In a different context türkçesi In a different context nedir

  • Farklı koşullar altında.
  • Farklı durumlar altında.
  • Değişik bir zamanda.
  • Farklı bir bağlamda.

In a different context ile ilgili cümleler

English: Seeing something in a different context than the accustomed one can be surprising.
Turkish: Alışılmış olandan farklı bir bağlamda bir şey görmek şaşırtıcı olabilir.

In a different context ingilizcede ne demek, In a different context nerede nasıl kullanılır?

In : İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş. Da. İktidardaki. Çok moda olan. De. İçeriye. Tutulan. İçinde. Dahili.

A : Miktar belirtir. Herhangi bir. Atom ağırlığı. La (müzik terimi). Pek iyi. Amperin simgesi. (herhangi) bir. Argonun simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Bir.

Different : Çeşitli. Başka. Ayrışık. Başka türlü. Farklı. Diğer. Muhtelif. Özge. Değişik. Ayrı.

Context : Şartlar. Ortam. Sözün gelişi. Bağlam. Kontekst. Bir cümlede, bir konuşmada veya bir metin içinde yer alan herhangi bir kelimenin anlamının daha iyi belirlenebilmesi ve başka anlamlarından ayırt edilebilmesi için, kendisini çevreleyen ve karşılıklı ilişkide bulunduğu öteki öge veya ögelerle oluşturduğu bütün. söz gelişi baş kelimesi dün başım çok ağrıyordu ibaresinde «insan başı» anlamına geldiği halde, kumaşın iki başındaki eğrilik ibaresinde «kumaşın uçları», havuz başı, ocak başı, mangal başı sözlerinde «bir şeyin yakını, çevresi», başı çekmek deyiminde «bir işe önayak olmak, öncülük etmek»; her işin başı sağlıktır cümlesinde «esas, temel»; söz başı, ay başı, yıl başı kelime gruplarında «başlangıç», bu çocukla baş edemiyorum cümlesinde ise «hakim olamama, disiplin altına alamama» anlamlarını vermektedir. baş kelimesinin sıralanan örneklerdeki bu birbirinden farklı anlamları, ancak, o cümleler içinde kendisini çevreleyen ve karşılıklı ilişkilerde bulunduğu diğer ögelerle oluşturduğu bütün, yani bağlam sayesinde belirlenebilmektedir. Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Kaynak. İçerik. Durum.

 

In a different constellation : Farklı durumlar altında. Değişik bir zamanda. Farklı koşullar altında.

In a bad fix : Zor durumda. Zor bir durumda. Sıkıntıda. Zor bir halde.

In a bad condition : Kötü durumda.

Saw things in a different light : Neler olduğunu farklı tarzda anlamış. Konuları farklı açılardan görmüş. Nesneleri farklı ışıkta görmüş.

In a bad light : Kötü bir ışıkta. Kötü bir ışıklı. Negatif bir yolla. Kötü bir yolla.

İngilizce In a different context Türkçe anlamı, In a different context eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In a different context ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In a different context synonyms : in a different constellation.