In a flash türkçesi In a flash nedir

In a flash ile ilgili cümleler

English: She did her homework in a flash.
Turkish: Ev ödevini çabucak yaptı.

English: In all the excitement the 30 minute show-time passed in a flash.
Turkish: Coşku içerisinde, 30 dakikalık bir show-zamanı çok çabuk geçti.

In a flash ingilizcede ne demek, In a flash nerede nasıl kullanılır?

In : Dahili. Gelmiş olan. Tutulan. De. Çok moda olan. İçine. Mevsimi gelmiş. İçinde. Halinde. İçeri.

A : Argonun simgesi. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. La (müzik terimi). Bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Pek iyi. Amperin simgesi. Herhangi bir.

Flash : Aydınlatmak. Flaş. Atmak (bakış). Akla gelmek. Ani ışık. Işık tutmak. Böbürlenmek. Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır). Yakmak. Çakmak.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Sıkıntıda. Zor durumda. Zor bir durumda. Zor bir halde.

In a body : Birlikte birleşmiş. Birlikte. Tek vücut olarak. Birleşik. Hep birlikte. Birleşmiş. Hep beraber. Yek vücut.

 

In a bad way : Kötü durumda. Sarhoş. Tehlikede. Kötü bir şekilde. Çok hasta. Kötü bir durumda.

In a bad light : Kötü bir ışıklı. Kötü bir yolla. Negatif bir yolla. Kötü bir ışıkta.

In a circle : Etrafında dönen. Daire çizen. Daire içinde.

In a bad temper : Burnundan soluyan. Öfkeli olarak. Öfkesi burnunda. Kızgınca. Kızgın. Sinirli olarak. Öfkeli. Sinirli.

İngilizce In a flash Türkçe anlamı, In a flash eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In a flash ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Before you could say jack robinson : Göz açıp kapayıncaya kadar.

Pronto : Beklemeksizin. Hemen. Derhal. Çabuk.

In the twinkling of an eye : Göz açıp kapayıncaya kadar. Göz açıp kapayıncaya dek. Göz açıp kapatana kadar.

Acutely : Ciddi bir şekilde. Zeka ile. Sert bir şekilde. Hevesle. Kuvvetli bir şekilde. Uyanıkça. Yoğun bir şekilde. Güçlü bir şekilde. Keskin bir şekilde.

Expeditiously : Hızlı bir şekilde. Rasyonel bir şekilde. Etkili şekilde. Hızlı şekilde.

At a good clip : Bir çırpıda.

Erelong : Çabuk. Hemen. Şimdi. Derhal. Uzun süre önce. Çok geçmeden.

At short notice : Kısa süreyle. Acilen. Göz açıp kapayıncaya kadar. Önceden haber verilmeden. Kısa zamanda. Derhal. Hemen. Hızlı bir şekilde.

Meditatively : Dalgın olarak.

In a flash synonyms : at a clip, quickie, like a shot, on a sudden, snap shot, at one breath, at a run, cursorily, at once, at speed, at no time, straightaway, at a rate of knots, impulsively, jerkings, by leaps and bounds, on short notice, like wildfire, before he could say jack robinson, bruskly, on the double, just like that, by leaps, at a blow, all of a sudden, as quick as a wink, overnight, at the rate of, in nothing flat, like winking, cheerly, in a trice, busily.