In a nutshell türkçesi In a nutshell nedir

  • Tek kelimeyle.
  • Özet olarak.
  • Kısaca.
  • Az ve öz olarak.
  • Az cümle ile.
  • Özetle.
  • Kısacası.
  • Birkaç sözle.
  • Kısa ve öz olarak.

In a nutshell ile ilgili cümleler

English: The universe in a nutshell: I am consciousness.
Turkish: Özet olarak evren: ben bilincim.

In a nutshell ingilizcede ne demek, In a nutshell nerede nasıl kullanılır?

In : İktidardaki. İçine. Olarak. İçeriye. Da. De. Tutulan. İçeri. Çok moda olan. Mevsimi gelmiş.

A : Pek iyi. Atom ağırlığı. Amperin simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. La (müzik terimi). (herhangi) bir. Bir. En yüksek not.

Nutshell : Üşütük. Kabuk (kuruyemiş). Kuruyemiş kabuğu. Fındıkkabuğu. Fındık. Fındık kabuğu. Deli. Fıstık. Özet. Kısaca.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Sıkıntıda. Zor bir durumda. Zor bir halde. Zor durumda.

In a bad mood : Kötü bir ruh halinde. Aksiliği üstünde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Aksiliği üzerinde.

In a brace of shakes : Göz açıp kapayıncaya kadar.

In a breeze : Bir solukta. Kolaylıkla. Rahatlıkla. Kolayca.

In a body : Birleşik. Hep beraber. Birlikte birleşmiş. Tek vücut olarak. Yek vücut. Hep birlikte. Birlikte. Birleşmiş.

In a bad way : Çok hasta. Kötü bir şekilde. Sarhoş. Kötü bir durumda. Tehlikede. Kötü durumda.

 

İngilizce In a nutshell Türkçe anlamı, In a nutshell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In a nutshell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Summarize : Kısaltmak. Bir yapıtı, belirli bir amaca uygun olarak kısaltma. Toparlamak. Kısaltma. Özetlemek. Hulasa etmek. Özet çıkarmak.

In brief : Özetlersek. Uzun sözün kısası. Sözün özü. Özetleyecek olursak. Hulasa. Kısaca özetlemek gerekirse.

In a few words : Birkaç kelime ile. Birkaç kelimeyle. Birkaç sözcükle.

In sum : Sözün kısası. Lafı toparlamak gerekirse. Velhasıl.

For short : Velhasıl.

Shortly : Kabaca. Az ve öz bir şekilde. Az bir mesafeden sonra. Yakında. Az sonra. Birazdan. Kısa bir zamanda. Ters bir şekilde.

In conclusion : En nihayet. Sonuçta. Neticede. Sonuç olarak. Velhasıl. Özetlersek. Sonuçta sonuç olarak.

Concise : Muhtasaran. Az ve öz. Kestirme. Veciz. Özlü. Kısa. Muhtasar. Mücmel.

To make a long story short : Uzun lafın kısası. Uzun bir hikayeyi kısaltmak. Uzun sözün kısası.

In a nutshell synonyms : in short course, summarizes, utterly, briefly, bruskly, in short, in the long view, curtly, compendiously, on the upshot, in substance, concisely, evanescently, fleetingly, in a word, in one word, just.