To make a long story short türkçesi To make a long story short nedir

  • Uzun bir hikayeyi kısaltmak.
  • Uzun sözün kısası.
  • Kısaca.
  • Özetle.
  • Uzun lafın kısası.

To make a long story short ile ilgili cümleler

English: To make a long story short, he married his first love.
Turkish: Hikayeyi özetlersek, o, ilk aşkı ile evlendi.

English: To make a long story short, he was fired.
Turkish: Uzun lafın kısası, o kovuldu.

English: To make a long story short, we buried the hatchet.
Turkish: Uzun lafın kısası savaş baltasını gömdük.

English: To make a long story short, we cannot accept your offer.
Turkish: Uzun lafın kısası, önerini kabul edemeyiz.

To make a long story short ingilizcede ne demek, To make a long story short nerede nasıl kullanılır?

To : Göre. İla. E doğru. Kala. -e kadar. Kadar. -e göre. -mek -mak (mastar). Ye. Oranla.

Make : Verim. Biçim. Hesap etmek. Yapmak. Marka. Kazanç. Düzeltmek. Yapı. Meydana getirmek. Yaratmak.

A : Bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. La (müzik terimi). Amperin simgesi. Pek iyi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Miktar belirtir. Atom ağırlığı. Argonun simgesi.

Long : Gözlemek. İstemek. Can atmak. Hasret olmak. Susamak. Uzun. Hasret kalmak. Hasretini çekmek. Arzu etmek. Özlemini çekmek.

Story : Tarih. Yalan. Makale. Martaval. Masal. Hikaye. Konu. Kat. Söylenti. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Authorization to make payment : Ödeme yapma yetkisi.

Short : Kısa hece. Kısa metrajlı film. Kasa açığı. Kısa okunuşlu ünlü. Noksanlık. Kısa devre. Kontak. Alçak. Kısa. Eksiklik.

To cut a long story short : Uzun lafın kısası. Uzun sözün kısası. Özetlemek. Kısaltmak. Uzun bir hikayeyi kısa kesmek.

Make a long story short : Lafı fazla uzatmamak. Sözü uzatmayayım. Uzun lafın kısası. Uzun sözün kısası.

Be solicitous to make friends : Yeni arkadaşlıklar kurmaya istekli olmak. Arkadaş edinmeye hevesli olmak.

İngilizce To make a long story short Türkçe anlamı, To make a long story short eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak To make a long story short ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bruskly : Laubali bir şekilde. Kaba bir şekilde. Aniden.

Make a long story short : Sözü uzatmayayım. Lafı fazla uzatmamak.

In brief : Hulasa. Kısacası. Velhasıl. Özetleyecek olursak. Kısaca özetlemek gerekirse. Özetlersek. Özet olarak. Velhasıl kelam.

Cut a long story short : Lafı fazla uzatmamak. Lafı uzatmadan söylemek. Kısa kesmek.

Bottom line : Sözün özü. (bilançoda) nihai kar-zarar hanesi. Hareketli bir balıkçı gemisinin arkasından bırakılarak taşlık, kırmalık yerlerde sürütmek suretiyle av yapan oltalar. (asıl) önemli olan. Temel neden. Genellikle kar ve zarar tablosuna son satır olarak kaydedilen ve firmanın kar veya zararını gösteren rakam. Temel sebep. Dip sürütmesi. Sonuç. Ana sebep.

Curtly : Açık açık. Ters bir şekilde. Kısa ve öz bir şekilde. Terslikle.

Evanescently : Buharlaşacak şekilde. Kaybolacak şekilde. Fani bir şekilde. Çabuk unutulacak şekilde. Kısa zamanda silinip gidecek şekilde. Unutulup giden bir tarzda. Hızlıca.

 

Concisely : Az ve öz. Özlü bir biçimde. Kısa ve öz bir şekilde.

Concise : Kısa. Özlü. Muhtasaran. Muhtasar. Kestirme. Az ve öz. Mücmel. Veciz.

To make a long story short synonyms : to make the long story short, in short, in conclusion, to cut a long story short, summarize, in sum, in a word, in short course, fleetingly, for short, in a few words, compendiously, summarizes, in the long view, briefly, in a nutshell.