To make the long story short türkçesi To make the long story short nedir

  • Uzun lafın kısası.

To make the long story short ingilizcede ne demek, To make the long story short nerede nasıl kullanılır?

To : -mek -mak (mastar). Oranla. Göre. İle. Ya. Arasında. E doğru. E. -e göre. -e kadar.

Make : Düzeltmek. Düdüklemek. Yaratmak. Verim. Çeşit. Hazırlamak. Yapılış şekli. -e neden olmak. Kapatmak (devreyi). Olmak.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Long : Can atmak. Arzu etmek. Özlemini çekmek. Gözlemek. Hasretini çekmek. Susamak. Uzun. İstemek. Özlemek. Hasret olmak.

Story : Kıtır. Martaval. Hikaye. Anlatı. Konu. Söylenti. Tarih. Makale. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu. Bina katı.

To make a long story short : Uzun sözün kısası. Özetle. Kısaca. Uzun bir hikayeyi kısaltmak. Uzun lafın kısası.

Make a long story short : Lafı fazla uzatmamak. Sözü uzatmayayım. Uzun sözün kısası. Uzun lafın kısası.

 

Authorization to make payment : Ödeme yapma yetkisi.

Short : Kısa hece. Az. Kısa. Kısa okunuşlu ünlü. Kontak. Kısa devre yaptırmak. Noksanlık. Alçak. Eksiklik.

To cut a long story short : Uzun lafın kısası. Özetlemek. Kısaltmak. Uzun sözün kısası. Uzun bir hikayeyi kısa kesmek.

İngilizce To make the long story short Türkçe anlamı, To make the long story short eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak To make the long story short ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

To cut a long story short : Kısaltmak. Uzun bir hikayeyi kısa kesmek. Uzun sözün kısası. Özetlemek.

Bottom line : Temel sebep. Sonuç. Dip sürütmesi. Hareketli bir balıkçı gemisinin arkasından bırakılarak taşlık, kırmalık yerlerde sürütmek suretiyle av yapan oltalar. Netice. Alt çizgi. Sözün özü. (bilançoda) nihai kar-zarar hanesi. (asıl) önemli olan.

Make a long story short : Sözü uzatmayayım. Uzun sözün kısası. Lafı fazla uzatmamak.

To make a long story short : Uzun sözün kısası. Kısaca. Uzun bir hikayeyi kısaltmak. Özetle.

Cut a long story short : Lafı uzatmadan söylemek. Uzun sözün kısası. Kısa kesmek. Lafı fazla uzatmamak.

In short : Açıkçası. Özetleyecek olursak. Kısaca. Yani. Velhasıl kelam. Kısacası. Velhasıl. Muhtasar olarak. Özetlersek.