In all likelihood türkçesi In all likelihood nedir

  • Neredeyse kesin.
  • En iyi ihtimalle.
  • Çok mümkündür.
  • Büyük bir ihtimalle.
  • Büyük ihtimalle.
  • Büyük bir olasılıkla.
  • Olası.
  • Büyük olasılıkla.

In all likelihood ile ilgili cümleler

English: In all likelihood, you will pass the entrance exam if you use this textbook.
Turkish: Büyük bir ihtimalle, bu ders kitabını kullanırsan, giriş sınavını geçeceksin.

English: In all likelihood, the president will serve a second term.
Turkish: Büyük olasılıkla, devlet başkanı ikinci bir dönem hizmet edecek.

In all likelihood ingilizcede ne demek, In all likelihood nerede nasıl kullanılır?

In : İçeri doğru yönelen. İçinde. Gelmiş olan. Tutulan. İktidardaki. İçeri. De. Çok moda olan. İçeriye. Mevsimi gelmiş.

All : Katışıksız. Berabere. Her şey. Alayı. Bütün. Tüm. Her biri. Tamamen. Oyunun herhangi bir anında oyuncuların sayı ya da dönem bakımından eşit durumda olduklarını bildiren deyim. Hepsi.

Likelihood : Olasılık. Benzerlik. Olası olma. Olabilirlik. En çok olabilirlik. İhtimal.

In all : Hepsinde. Hepsini toplasan. Toplam olarak. Hepsi. Para ya da herhangi bir nesnenin değerini toplama. Bilcümle. Topyekun. Toplam. Yekunu.

In all aspects : Nereden bakılırsa bakılsın. Her yönüyle. Nasıl bakarsan bak. Her haliyle. Nereden bakarsan bak. Her şekilde. Nereden baksan.

 

In all probability : [#muhtemel Muhtemelen]. Olası. En iyi ihtimalle. Çok büyük ihtimalle. Çok mümkündür. Ne olursa olsun. Büyük bir olasılıkla. Her türlü olasılıkta. Her ihtimale göre. Oldukça muhtemel.

All in all : Bütün olarak (değerlendirildiğinde). Son. Her şeyi hesaba katarak. Sonuçta. Neticede. Herşeyi hesaba katarak. Topu topu. Herşey. Hepsi. Her şeyi düşünerek.

In all sincerity : İkiyüzlülükten arındırılmış bir şekilde. Tam bir içtenlikle. Tamamen samimi bir şekilde. Tüm içtenlikle.

In all conscience : Doğrusu. Vicdanen. Pek haklı olarak. Mutlaka.

In all respects : Her yönden. Her hususta. Her bakımdan.

İngilizce In all likelihood Türkçe anlamı, In all likelihood eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In all likelihood ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In the air : Herkesin aklında. Karara bağlanmamış. Havada kalmış. Askıda. Kararlaştırılmamış. Boşlukta kalmış. Kritik noktada. Havada. Ortalıkta dolaşan.

In the cards : Hesapta olan. Oldu olacak. Muhtemel. Eli kulağında.

Conceivably : İhtimal dahilinde. Tasavvurundan haraketle. Muhtemelen. Makul olarak. Böyle bir varsayımı dikkate alırsak.

Probably : Olasılıkla. Muhtemelen. Belki de. Galiba. Muhtemel olarak. Herhalde. Belki.

Conceivable : Akla yatkın. Akla uygun. Muhtemelen. Makul. Kavranabilir. Akla gelebilir. Düşünülebilir. Hayal edilebilir.

Earthlier : Maddi. Dünyevi. Akla yatkın.

Earthly : Olanaklı. Dünyaya ait. Maddi. Olabilecek. Ayakları yere basan. Mümkün. Akla yatkın. Dünyevi.

At best : Nihayet. En iyisi. En fazla. Azami. Taş çatlasa. En iyimser görüşle azami. Olsa olsa. En iyimser görüşle.

 

Contingently : Belki. Bir ihtimal.

Feasible : Uygulanabilir. Makul. Mümkün. Fizibil. Olanaklı. Mantıklı. Yapılabilir. Fizibıl. Muhtemel. Elverişli.

In all likelihood synonyms : at the best, incidental, allowable, as likely as not, chances are, contingent, likely, most probably, very likely, a priori, supposably, quite likely, assumably, the chances are that, eventual, in all probability, most likely, presumably, presumedly, earthliest.