In disgust türkçesi In disgust nedir

  • Tiksintiyle.
  • Nefretle.

In disgust ile ilgili cümleler

English: Ali stared at Mary in disgust.
Turkish: Ali Mary'ye nefretle baktı.

English: Ali walked away in disgust.
Turkish: Ali nefretle uzaklaştı.

In disgust ingilizcede ne demek, In disgust nerede nasıl kullanılır?

In : İçeri doğru yönelen. Da. Çok moda olan. Tutulan. İç. Halinde. İçeri. Gelmiş olan. İçeriye. İçine.

Disgust : Tiksindirmek. Gına. Bezdirmek. İğrenme. Tiksinme. Bıktırmak. Bezginlik. Bıkmak. İğrendirmek. Tiksinmek.

Slaps head in disgust : Shıd. Antipati ile birisinin kafasına vurmak.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor bir durumda. Sıkıntıda. Zor bir halde. Zor durumda.

In a bad light : Kötü bir yolla. Negatif bir yolla. Kötü bir ışıklı. Kötü bir ışıkta.

In a bad mood : Can sıkıcı bir ruh halinde. Kötü bir ruh halinde. Aksiliği üstünde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Aksiliği üzerinde.

İngilizce In disgust Türkçe anlamı, In disgust eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In disgust ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hatefully : Nefret dolu bir şekilde. İğrenç bir şekilde. Küçümser bir şekilde. Nefret ederek. Nefret dolu bir biçimde.

Loathingly : Nefret ederek. İğrenerek.

In disgust synonyms : with disgust.