In good fettle türkçesi In good fettle nedir

In good fettle ingilizcede ne demek, In good fettle nerede nasıl kullanılır?

In : İçine. Gelmiş olan. İktidardaki. İçinde. İçeri. Mevsimi gelmiş. Tutulan. Halinde. Dahili. Olarak.

Good : Menfaat. Emin. Hayırlı. Dolu dolu. Yarar. Doğruluk. Sağlığa yararlı. Güzel. İyi. Çıkar.

Fettle : Hal durum. Düzleştirmek. Durum. Form. Akıl. Ruh ve beden durumu. Fırın astarı onarımı. Düzeltmek. Hal. Döküm temizliği.

In good circumstances : Hali vakti yerinde.

In good company : İyi insanlar arasında. Güzel bir eşlikle. İyi arkadaşlarla. İyi insanlarla birlikte. İyi bir arkadaşlıkla. Yalnız değilsin.

In good nick : Sağlıklı. İyi durumda.

In good health : Afiyette. Sağlıklı. Sağlığı yerinde.

In good faith : Dürüst. Samimiyetle. İyi niyetli. İyi niyetle. Sadece birinin sözüne güvenerek.

In good order : Yolunda. Düzgün biçimde. Düzenli olarak. Düzgün. Muntazam. İyi bir halde.

In good part : Uygun bir şekilde. Tatlılıkla. Neredeyse tamamı. İi bir ruh haliyle. Geniş ölçüde. Büyük bir bölümü veya kısmı. İyilikle. Çoğunlukla. Gönül hoşluğuyla. Tercihen.

İngilizce In good fettle Türkçe anlamı, In good fettle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In good fettle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Complacent : Rahat. Boşveren. İlgisiz. Kendi kendine yeten. Halinden memnun. Kanaatkar. Kendinden hoşnut. Kayıtsız.

In full feather : Tüyleri çıkmış.

In fine fettle : İyi kıyafette. Tavrı düzgün. Mutlu. Zinde. Havası iyi. Neşeli. İyi durumda. Keyfi gıcır. Sağlıklı.

In good spirits : Mutlu. Neşeli. Havasında.

Full of beans : Saçma sapan. Fıkır fıkır. Hayat dolu. Enerji dolu. Canlı. Keyifli. Neşeli. Enerjik. Yaşam dolu.

In good form : İyi halde. İyi bir biçimde. İyi bir halde. Kabul edilebilir bir durumda. İyi bir durumda.

Heightened : Parıltılı. Kaldırılmış. Neşeli. Abartılmış. Ululaştırılmış. Neşesi yerinde. Yükseltilen. Coşmuş. Yükseğe çıkarılmış.

In shape : İyi bir biçimde. İyi bir şekilde. Görüntüsü yerinde. İyi durumda. İyi bir fiziksel formda. İyi bir görüntüde.

In a good mood : Keyifli. Havasında.