In good health türkçesi In good health nedir

In good health ile ilgili cümleler

English: He is in good health in spite of his age.
Turkish: O yaşına rağmen sağlıklı.

English: My grandparents were in good health the last time I saw them.
Turkish: Onları son gördüğümde büyük ebeveynlerimin sağlık durumları iyiydi.

English: He has not been in good health for some years.
Turkish: O, birkaç yıldır sağlıklı değil.

English: Ali seems to be in good health.
Turkish: Ali sağlıklı gibi görünüyor.

English: He was in good health last summer.
Turkish: Geçen yaz onun sağlığı iyiydi.

In good health ingilizcede ne demek, In good health nerede nasıl kullanılır?

In : İçine. İç. Da. İçeriye. De. İçeri. Olarak. Dahili. İçeri doğru yönelen. Çok moda olan.

Good : Doğruluk. Sağlam. Yarar. Çok. Menfaat. Çıkar. İyi. Hayırlı. Dolu dolu. Sağlığa yararlı.

Health : Sağlık. Sağlık durumu. Can sağlığı. Dirlik. Sağlamlık. Beden sağlığı. Afiyet. Keyif. Esenlik. Sıhhat.

Be in good health : Eli ayağı tutmak.

In good circumstances : Hali vakti yerinde.

In good order : Yolunda. İyi bir halde. Düzgün biçimde. Düzgün. Muntazam. Düzenli olarak.

In good fettle : Keyfi yerinde. Formunda.

In good form : İyi bir biçimde. Keyfi yerinde. İyi halde. İyi bir durumda. İyi bir halde. Kabul edilebilir bir durumda.

 

In good condition : Sağlıklı ve gürbüz bir halde. Ele alınır. Bozulmamış. Uygun durumda. İyi bir halde. Bozulmamış olarak. İyi bir biçimde. İyi bir durumda. Sağlam. İyi durumda.

In good faith : İyi niyetli. Samimiyetle. Dürüst. Sadece birinin sözüne güvenerek. İyi niyetle.

İngilizce In good health Türkçe anlamı, In good health eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In good health ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bonny : Gürbüz. Göze hoş görünen. Yeterli. Hoş. Zarif. Güzel. Sıhhatli. İyi. Sevimli.

Florid : Dinç. Kırmızı. Süslü. Kırmızı yüz. Gösterişli. Cafcaflı. Yüzü kızarmış (tansiyondan). Tumturaklı (yazı). Kırmızı yanak.

Bonnier : Güzel. Sıhhatli. İyi. Zarif. Yeterli. Göze hoş görünen. Hoş. Gürbüz. Sevimli.

Healthiest : En sağlıklı. Sağlığa yararlı. Sağlığa yarar. Demir gibi. Kuvvetli. Büyük. Yararlı. Önemli. Sağlam.

Fittest : En uygun. Yerinde. Yeterli. Formda. Layık. Uygun. Zinde. Yetenekli.

Haled : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Zinde. Missouri eyaletinde şehir. Sürüklemek. Sağlam. Dinç.

As right as rain : Turp gibi. Bomba gibi. En iyi durumda. Turp gibi sapasağlam. Sapasağlam.

Buxomy : İri gögüsleri olan (bir kadın). Balık etli. Neşe saçan (bir kadın).

Healthy : Sağlığa yararlı. Kuvvetli. Sağlam. Sağlığa yarar. Yararlı. Demir gibi. Önemli. Büyük. Esen.

Healthful : Şifa verici. Sıhhi. Yararlı. Sağlık için faydalı. Sağlığa yararlı. Hasiyetli. Sıhhatli.

In good health synonyms : healthier, whole, bonnie, wholes, hale, bonniest, haling, fit, well.