In one sitting türkçesi In one sitting nedir

  • Bir oturuşta.
  • Tek oturuşta veya seferde.

In one sitting ile ilgili cümleler

English: He can finish ten boxes of corn flakes in one sitting.
Turkish: O, bir oturuşta on kutu mısır gevreğini bitirebilir.

In one sitting ingilizcede ne demek, In one sitting nerede nasıl kullanılır?

In : İçine. Çok moda olan. Gelmiş olan. Mevsimi gelmiş. De. Da. İç. Olarak. Halinde. İçeri.

One : Bir tane. Birisi. Tek. Biri. 1. Bir. Bir sayısı. Aynı. Bir (sayı olarak). İnsan.

Sitting : Oturuş. Kuluçka süresi. Seans. Oturan. Oturum. Ruh çağırma seansı. Oturmakta olan. Bir yerde yerleşmiş bulunan. Celse. Oturma.

In one basket : Hepsi birlikte bir arada. Bir yerde. Bir arada. Tek sepette.

In one fell swoop : Bir hamlede. Bir çırpıda.

All in one breath : Bir solukta. Bir nefeste. Hepsi birden. Bir nefeste (söylemek). Hepsini bir anda. Soluksuz veya soluk almadan (konuşma).

Equation in one unknown : Bir bilinmeyenli denklem. Bir bilinmeyenin tanımlanmasına (değerinin belirlenmesine) ihtiyaç olan matematiksel formül (ör. x+1=2).

In one word : Kısacası.

Blind in one eye : Bir gözü kör. Tek gözü kör.

Deaf in one ear : Bir kulağı ile duyamayan. Bir kulağı sağır. Tek kulağı sağır.