Blind in one eye türkçesi Blind in one eye nedir

  • Bir gözü kör.
  • Tek gözü kör.

Blind in one eye ile ilgili cümleler

English: Tom is blind in one eye.
Turkish: Tom'un bir gözü kör.

English: The old man is blind in one eye.
Turkish: Yaşlı adamın bir gözü kördür.

English: Did you know that Tom is blind in one eye?
Turkish: Tom'un bir gözünün kör olduğunu biliyor muydun?

English: He is blind in one eye.
Turkish: Onun bir gözü kör.

English: The dog is blind in one eye.
Turkish: Köpeğin bir gözü kör.

Blind in one eye ingilizcede ne demek, Blind in one eye nerede nasıl kullanılır?

Blind : Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Kapatmak. Kör etmek. Göz almak. Stor. Kör. Jaluzi. Saklamak. Köreltmek.

In : İçinde. Halinde. De. Olarak. İktidardaki. İçine. Mevsimi gelmiş. Gelmiş olan. Tutulan. İçeri.

One : 1. İnsan. Bir sayısı. Bir tane. Birisi. Biri. Tek. Bir. Aynı. Kimse.

Eye : Dişi kopça. Bakmak. Gözünü dikip bakmak. Görme gücü. Halka. Süzmek. Belirli insanların ya da hayvanların içindeki etkili, çarpıcı, hatta öldürücü olduğuna inanılan gücü ya da akımı dışa vurmasına aracı olan örgen. Delik. Gözetlemek.

 

Blind index : Kapalı dizin. Kartlardan oluşan ve önünde ya da üstünde bulunan kart çevrilmedikçe arkasındaki kartın başlığı okunamayacak bir sıralamayı öngören dizin türü.

Sleep with one eye open : Uyumak ama tetikte olmak. Tek gözü açık uyumak. Tehlikeye karşı her an tetikte olmak. Bir gözü açık uyumak.