In sin türkçesi In sin nedir

  • Günahkar bir şekilde yaşama.
  • Yanlış şeyler yapma.
  • Günahkarca bir yaşam sürme.

In sin ile ilgili cümleler

English: Line up in single file.
Turkish: Tek sıra halinde sıralan.

English: The children went upstairs in single file.
Turkish: Çocuklar tek sıra halinde üst kata çıktı.

English: Tom is the first guy Mary has really been interested in since she broke up with John.
Turkish: John'dan ayrıldığından beri Mary'nin gerçekten ilgilendiği ilk adam Tom'dur.

English: English is spoken in Singapore.
Turkish: Singapur'da İngilizce konuşulur.

English: Bin lived in Singapore.
Turkish: Bin Singapurda yaşadı.

In sin ingilizcede ne demek, In sin nerede nasıl kullanılır?

In : Halinde. İçine. İktidardaki. Tutulan. Gelmiş olan. İçeri doğru yönelen. İçinde. De. Dahili. Çok moda olan.

Sin : Kabahat. Günah işlemek. Günah. Günaha girmek. Suç.

In single file : Tek sıra halinde. Tek sıra.

Live in sin : Nikahsız birlikte yaşamak. Dost hayatı yaşamak. Nikahsız olarak beraber yaşamak.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad light : Kötü bir ışıklı. Kötü bir yolla. Negatif bir yolla. Kötü bir ışıkta.

In a bad fix : Zor durumda. Sıkıntıda. Zor bir durumda. Zor bir halde.