In the end türkçesi In the end nedir

In the end ile ilgili cümleler

English: The manager will be out of the office all morning so call him back in the end of the day.
Turkish: Yönetici bütün sabah ofis dışında olacak bu yüzden onu günün sonunda tekrar ara.

English: He was going to go to London, but in the end he wasn't able to.
Turkish: O, Londra'ya gidecekti ama sonunda gidemedi.

English: I considered changing my job, but in the end I decided not to.
Turkish: İşimi değiştirmeye karar verdim ama sonunda değiştirmemeye karar verdim.

English: All things come and go, but love always remains in the end.
Turkish: Her şey gelir ve gider ama aşk her zaman sonunda kalır.

English: It's always cheaper in the end to buy the best.
Turkish: Sonunda en iyisini satın almak her zaman daha ucuzdur.

In the end ingilizcede ne demek, In the end nerede nasıl kullanılır?

In : İç. İçinde. Mevsimi gelmiş. İçeriye. İçine. İktidardaki. Halinde. De. Gelmiş olan. Tutulan.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

End : Sona ermek. Uç çekit. Bitim. Son. Son vermek. İzmarit. Kalkmak. Bitiş çekidi. Sona erdirmek. Bitirmek.

 

In the abstract : Kavram olarak. Nazari olarak. Kuramsal olarak. Teoride. Genel olarak.

In the act : Cinsel ilişki sırasında. Çalışır halde. İşbaşında. Suçüstü. Eylemde. Eylem halinde.

In the ascendant : Etkin olan. Hüküm süren. Etkinliği artan. Gücü artan. Egemen olan. Yıldızı parlayan. Egemenliği artan.

In the back : Arkadan.

In the act of : Halde. Halinde.

In the afternoon : İkindiyin. Öğleden sonra.

In the arms of morpheus : Uykuda.

İngilizce In the end Türkçe anlamı, In the end eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the end ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Finally : Sözün kısası. Kesin olarak. Tamamen. Velhasıl. Son olarak. Bir de. Hele şükür.

At most : En ziyade. Pek pek. Küçük veya eşittir. Çok çok. En fazla. En çok. Azami olsa olsa. Olsa olsa. Azami.

At length : En nihayet. Boylu boyunca en nihayet. Uzun uzadıya. Boylu boyunca. Enine boyuna. Uzun uzun. Ayrıntılı olarak. Ayrıntılı.

Conclusion : Vargı. Kanı. Netice. Sonuç. Yargı. Hüküm. Ceza. Sonuç bölümü.

Definitively : Nihai olarak. Muhakkak. Şüphesiz. Tam olarak. Açık bir şekilde. Kesinlikle. Kararlı bir şekilde. Koşulsuz olarak. Eksiksizce.

In conclusion : Özetlersek. En nihayet. Netice olarak. Kısaca. Özet olarak. Son olarak. Özetle. Neticede. Sonuçta sonuç olarak.

Ultimately : Nihayetinde. Son olarak. Sonuç olarak. En nihayetinde.

At the last gasp : Ölüm döşeğinde. Son dakikada. Son anda. Ölümünden hemen önce.

In the end synonyms : in the upshot, at the end, on the upshot, at full length, at best, eventually, finis, after all, extremity, overall, sooner or later, ending, in the long run, at long last, at the end of, distad, all in all, in the long view, at last, at the end of the day.