Inbreathing türkçesi Inbreathing nedir

  • Nefes almak.
  • Soluk almak.
  • Soluğu içine çekmek.
  • Nefes çekmek.

Inbreathing ingilizcede ne demek, Inbreathing nerede nasıl kullanılır?

Inbreathe : Nefes almak. Nefes çekmek. Soluğu içine çekmek. Soluk almak.

İngilizce Inbreathing Türkçe anlamı, Inbreathing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inbreathing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breathing in : Ciğerlere hava çekmek. Nefesi içine çekmek.

Have a rest : Dinlenmek. Soluklanmak.

Inhalation : İçine çekme. Soluk alma. Solukla içeriye çekme. Buğu, gaz veya ufak damlacıklar durumuna getirilmiş sıvıların solukla alınması. Dışarıdan içeri taşıma. soluk alma. İnhalasyon. Biyoloji, jimnastik, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ciğerlerine çekme. Soluma. Teneffüs.

Draw a breath : Ferahlamak. Soluklanmak.

Pulls : Çevirmek (iş). Gelmek. Asılmak. Kenara çekmek (araba). Kalkmak (araba). Hareket etmek. Yolmak. Kenara parketmek. Çekmek.

Artificial respiration : Suni teneffüs. Yapay solunum. Kendiliğinden gelişen düzenli solunum, durduğunda veya yetersiz kaldığında yapılan yapay solunum. Suni solunum.

Hyperpnea : Solunumun anormal derecede derin ve hızlı oluşu. Hlperpne. Hiperpne. Hızlıca soluma. Hiperöpne. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin artmasıyla belirgin solunum biçimi. Hızlı ve derin nefes alma. Hızlı hızlı nefes alma (tıp veya medikal terimi). Normalden daha hızlı ve derin nefes alma.

 

Hypopnea : Hipopnö. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin azalmasıyla belirgin solunum biçimi. Hipopne. Anormal oranda düşük seviyede teneffüs. (tıp veya medikal terimi) normalden yavaş olan soluma.

Respired : Solumak. Biraz dilenmek. Soluklanmak.

Hyperventilation : Normalden daha hızlı ve derin nefes alma. Kasıtlı derin nefes alma sonucu karbondioksitin ciğerlerden dışarı kaçması süreci. Aşırı hızlıca ve derince nefes alma durumu (tıp veya medikal terimi). Hiper vantilasyon. Hiperventilasyon. Kan normal gaz seviyesini korumak için gerekli olan hava giriş çıkışının normal düzeyin üzerinde gerçekleşmesi. alveollerdeki hav giriş çıkışını metabolik gereksinimin üzerinde olması sonucunda alveol karbondioksit basıncının azalması ve oksijen basıncının artması. Normalden daha hızlı bir şekilde soluk alıp verme. Hipervantilasyon.

Inbreathing synonyms : periodic breathing, bodily process, eupnoeic, sweet breathed, stertor, eupneic, breathing out, abdominal breathing, body process, bodily function, draw breath, sniffle, snuffle, smoking, eupnea, sucked, inspiration, intake, pulled, breathes, heaving, inspire, exhalation, expiration, activity, external respiration, draw in, inhale, snoring, ventilation, inhales, inbreathe, respiring.

Inbreathing zıt anlamlı kelimeler, Inbreathing kelime anlamı

Hypopnea : Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin azalmasıyla belirgin solunum biçimi. Hipopne. Hipopnö. (tıp veya medikal terimi) normalden yavaş olan soluma. Anormal oranda düşük seviyede teneffüs.

 

Hyperpnea : Solunumun anormal derecede derin ve hızlı oluşu. Normalden daha hızlı ve derin nefes alma. Hlperpne. Hiperpne. Hızlı ve derin nefes alma. Hızlıca soluma. Hiperöpne. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin artmasıyla belirgin solunum biçimi. Hızlı hızlı nefes alma (tıp veya medikal terimi).

Breathless : Nefesini tutmuş. Korkutucu. Rüzgarsız. Soluk kesici. Soluğu kesilmiş. Sessiz. Nefessiz. Nefes nefese. Soluğu kesen. Soluk soluğa kalmış.