Soluklanmak nedir, Soluklanmak ne demek
"Soluklanmak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Durup soluklanmadan aslanlı kapısıyla övünmeye başladı." - L. Tekin
Yerel Türkçe anlamı:
Dinlenmek.
Soluklanmak kısaca anlamı, tanımı:
Soluk : Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Ciğerlere hava alıp verme. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Tarz. Rengi atmış olan, solmuş, uçuk.
Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
Dinlenmek : Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, soluklanmak, istirahat etmek. Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek. Dinleme işine konu olmak. Bazı yiyecek ve içecekleri, tadını arttırma, kolay pişmesini sağlama vb. sebeplerle bir süre bekletmek.
Rahat : Kolay bir biçimde, kolaylıkla. Üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan. İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, huzur. "Hazır ol" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut. Sıkıntı veya yorgunluk, tedirginlik vermeyen. Aldırmaz, gamsız.
Bir : Bu sayı kadar olan. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Sadece. Beraber. Sayıların ilki. Bir kez. Ancak, yalnız. Tek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
Almak : Görevden, işten çekmek. Yolmak, koparmak. Sürükleyip götürmek. Kabul etmek. Kazanmak, elde etmek. İçine sığmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Soldurmak. Tat veya koku duymak. Yol gitmek, mesafe katetmek. Gidermek, yok etmek. Kazanç sağlamak. Bürümek, sarmak, kaplamak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Kısaltmak, eksiltmek. Erkek, kadınla evlenmek. İçeri girmesini sağlamak. Göreve, işe başlatmak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. İçecek veya sigara içmek. Yutmak, kullanmak. Başlamak. Örtmek, koymak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Çalmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Ele geçirmek, fethetmek. Satın almak. Yer değiştirmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Birlikte götürmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Temizlemek.
Soluklanmak ile ilgili Cümleler
- Ali soluklanmak için durdu.
- Ali soluklanmak için durmak zorunda kaldı.
Diğer dillerde Soluklanmak anlamı nedir?
İngilizce'de Soluklanmak ne demek? : v. respire


Bu kısımda Soluklanmak nedir? Soluklanmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Soluklanmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Soluklanmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.