Pulls türkçesi Pulls nedir

  • Kenara parketmek.
  • İçmek.
  • Çekmek.
  • Kalkmak (araba).
  • Nefes çekmek.
  • Yolmak.
  • Girmek.
  • Gelmek.
  • Hareket etmek.
  • Çevirmek (iş).
  • Asılmak.
  • Kenara çekmek (araba).
  • Kürek çekmek.
  • Y-biçimli çatlaklar.

Pulls ingilizcede ne demek, Pulls nerede nasıl kullanılır?

Pull a boner : Büyük bir gaf yapmak. Büyük bir pot kırmak.

Pull a face : Surat asmak. Surat etmek. Yüzünü buruşturmak. Burun kıvırmak. Surat yapmak.

Pull a fast deal : Hileli iş yapmak.

Pull a fast one : Kandırmak. Fırıldak çevirmek. Oyuna getirmek. Oyun etmek (kötü). Dolandırmak. Kazıklamak. Kazık atmak.

Pull a gun on : Silah çekmek.

Pull down the inflation : Enflasyonu aşağıya çekmek.

Pull an all nighter : Bütün gece çalışmak.

Pull down list : Çekme listesi.

Pull away : Çekip ayırmak. Sıyrılmak. Çekmek. Yola çıkmak. Uzaklaşmak. Kaçmak. Hareket etmek. Kurtulmak. Kalkmak. Geri çekilmek.

Pull down menu : Çekmenü. Çekmeli menü. Çekme menü. Açılır menü. Çekme menu. Aşağıya açılan menü. Sarkan menü.

İngilizce Pulls Türkçe anlamı, Pulls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pulls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Actuation : Gerçekleşme. Tahrik. Aktivasyon veya etkinleştirme. Çalıştırma. İşletme. Harekete geçirme.

Adduct : Eklenti. Boya bileşimi. Eklenme ürünü. Yaklaştırmak.

 

Absorbs : Kavramak. Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Kendine katmak. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Anlamak. Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Absorbe etmek. Yutmak. İşgal etmek.

Plucked : Toplamak. Sürüklemek. Yoluk. Soymak. Kopmuş. Yağmalamak. Talan etmek. Koparmak.

Hang : Eğmek. Asılı durmak. İdam etmek. Asarak idam etmek. Asmak. Bağlı olmak. Kavrama. Eğmek (başını). İpe çekmek. Takmak.

Winch : Sahne kaldırağı. Yük vinci. Bocurgat. Vinçle kaldırmak. Irgat. Sahnedeki bir insanı ya da nesneyi kaldırmada, çekip indirmede kullanılan araç. Vinçle çekmek. Vinç.

Acted : Görevini yapmak. Etki etmek. Rol oynamak. Davranmak. Numara yapmak. Rol yapmak. Numarası yapmak. Oynamak.

Accite : Cezbetmek. Celbetmek. Mahkemeye çağırmak.

Enters : Yazmak. Yazılmak. Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi). Katılmak. İçeriye girmek. Geçirmek. Kaydolmak. Sokmak. İçeri girmek. Deftere yazmak.

Pulls synonyms : pull back, comport oneslf, deport oneself, accost, draw into, move, abduct, pull in, cart, enter on, attaining, conduct oneself, inbreathing, pick, arr, appear, abided, excision, sucked, rive, sculling, pull up, accosting, dangles, drank, draw in, rowings, enter upon, hangs, draft, rows, appeal, draught.

Pulls zıt anlamlı kelimeler, Pulls kelime anlamı

Push : Dürtme. Baskı yapmak. Uyuşturucu satmak. ...yaşına merdiven dayamak. Girginlik. Girişkenlik. Gayret. İlerleme. Atılma. Reklamını yapmak.

Adduct : Eklenme ürünü. Yaklaştırmak. Boya bileşimi. Eklenti.

Abduct : Zorla kaçırmak. Kaçırmak. Tebit etmek. Uğrulamak. Birini zorla kaçırmak. Dağa kaldırmak. Alıkoymak. Kaçırmak (birini). Uzaklaştırma (anatomi terimi). Çekme.

Pulls antonyms : repel.