Pull away türkçesi Pull away nedir

Pull away ingilizcede ne demek, Pull away nerede nasıl kullanılır?

Pull : Çekme. Kalkmak (araba). Asılmak. Kenara çekmek (araba). Fırt. Kısa sandal gezintisi. Etki. Kürek çekmek. Yudum. Çevirmek (iş).

Away : Devamlı. Uzakta. Bir yana. Deplasmanda. Uzak. Yola çıkmış. Buradan. Durmadan. Deplasmanda oynanan. Deplasman maçı.

Pull a boner : Büyük bir pot kırmak. Büyük bir gaf yapmak.

Pull a face : Surat etmek. Yüzünü buruşturmak. Surat yapmak. Burun kıvırmak. Surat asmak.

Pull a fast deal : Hileli iş yapmak.

Pull a fast one : Fırıldak çevirmek. Kazık atmak. Oyun etmek (kötü). Dolandırmak. Oyuna getirmek. Kandırmak. Kazıklamak.

İngilizce Pull away Türkçe anlamı, Pull away eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pull away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blew : Kahretmek. Küfretmek. Atmak (sigorta). Çiçeklenmek. Üflemek. Çiçek açmak. Körüklemek. Fışkırmak. Esmek.

Break away : Kaçıp kurtulmak. Sıvışmak. Fırlamak. Kopmak. Kirişi kırmak.

Attempt : Deneme. Çalışmak. Kalkışmak. Girişim. Yeltenmek. Girişimde bulunmak. Kalkışma. Teşebbüs etmek.

 

Depart : Vefat etmek. Yolundan sapmak. Ölmek. Gitmek. Caymak.

Bleed off : Yük atmak. Boşaltma. Boşaltmak. Kaçırmak. Gaz boşalmak. Basınç. Yük atma. Basınç boşalmak.

Blow : Fışkırmak. Körüklemek. Çiçeklenmek. Soluk soluğa kalmak. Patlamak. Solumak. Çarçur etmek (argo terim). Esmek. Uçurmak. Kaçırmak (fırsat).

Diverged : Sapmak. Dallanmak. Uyuşmamak. Farklı olmak. Birbirinden ayrılmak. Açılmak. Ayırmak. Birbirinden uzaklaşmak.

Eludes : -den sıyrılmak. Atlatmak (takip edenleri veya bir tehlikeyi). Sakınmak. Çağrıştırmamak. Kaçınmak. Anlayamamak. Paçasını kurtarmak. Kaçamak yapmak.

Abscond from : Sessizce sıvışmak.

Give a shake : Başından savmak. Defetmek. Başından atmak.

Pull away synonyms : be rid of, flinch, beat a retreat, blenches, dodges, draw away, allured, elude, fell back, comport oneself, digressing, bow out of, appeal, abscond, break oneself of a habit, get under way, arises, fare forth, break up, behaving, departs, absent oneself from, be separated, become distant, be under way, absorbs, draw back, apostatizes, accite, derive, diverge, apostatized, bolted.