Solumak nedir, Solumak ne demek

  • Nefes alıp vermek
  • Sık ve kesik soluk alıp vermek.
  • Zorlanmak, gücünün hepsini harcamak.

"Solumak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Otomobil soluyarak Kırmızıtepe'ye tırmanmaya başladı." - H. E. Adıvar
  • "Devlerle güreşmiş gibi soluyordu." - T. Buğra
  • "Soluduğum duman havaya karışırken aniden, kendiliğinden, küçük, bit kadar küçücük bir fikir geldi aklıma." - E. Şafak

Yerel Türkçe anlamı:

Kendine dert edinmek.

Dinlenmek.

Fransızca'da Solumak ne demek?:

souffler

Solumak anlamı, kısaca tanımı:

Soluma : Solumak işi.

Burnundan solumak : Çok öfkelenmiş olmak.

Nefes : Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman. Şifa amacıyla hastaya okunan dua. Soluk. Canlılık, hayat belirtisi.

Vermek : Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Kazandırmak, katmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Yaymak. Tespit etmek. Ayırmak, harcamak. Herhangi bir duruma yol açmak. Sahip olmasını sağlamak. Dayamak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Ödemek. Bırakmak veya bağışlamak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Satmak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.

 

Kesik : Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür. Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek. Aralıklı. Kısa. Kesilmiş olan. Kesilmiş olan yer. Parası olmayan. Kesilerek bozulmuş olan. Tutkun, hayran. Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu). Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik.

Soluk : Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Ciğerlere hava alıp verme. Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Tarz.

Zorlanma : Zorlanmak işi.

Hepsi : Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi.

Harcamak : Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak, sarf etmek. Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek. Yok olmasına, ölmesine sebep olmak. Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek. Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak.

Solumak ile ilgili Cümleler

  • Dizel egzozunu solumak sağlığımız için kötüdür.
  • Konsantre asetik asit solumak akciğerlerinize zarar verebilir.
  • Ben biraz taze hava solumak istiyorum.

Diğer dillerde Solumak anlamı nedir?

İngilizce'de Solumak ne demek? : v. breathe, inhale, pant, blow, draw in, respire

Fransızca'da Solumak : inhaler, anhéler, haleter, souffler

Almanca'da Solumak : v. hauchen, keuchen, prusten, respirieren, schnauben, schnaufen

Rusça'da Solumak : v. запыхаться