Have a rest türkçesi Have a rest nedir

Have a rest ile ilgili cümleler

English: I have no time to have a rest.
Turkish: Dinlenmek için vaktim yok.

English: Aimee needs to have a rest.
Turkish: Aimee'nin dinlenmesi lâzım.

English: Tom, who had been working all day, wanted to have a rest.
Turkish: Tom, bütün gün çalışıyordu, dinlenmek istedi.

Have a rest ingilizcede ne demek, Have a rest nerede nasıl kullanılır?

Have : Dolandırmak. Bulunmak. Almak. Aldatmak. Yapmak. Kabul etmek. Buyurmak. Etmek. Zorunda olmak. Elinde bulunmak.

A : Atom ağırlığı. La (müzik terimi). Bir. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Pek iyi. Herhangi bir. Miktar belirtir. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Rest : Durup dinlenmek. Durma. Uzanmak. Yaslanmak. Dinlenme. Dem alış. Hareketsizlik. Kalan. Bel bağlamak. Dayandırmak.

Does the hotel have a restaurant : Otelinizin restoranı var mı.

Have a baby : Bebeği olmak. Doğurmak. Çocuk sahibi olmak.

Have a bash : Girişmek. İlk defa denemek. İlk kez denemek. Bir denemek. El atmak. Teşebbüs etmek.

Have a bad temper : Huysuz olmak. Asabi olmak.

Have a bathroom : Yıkanmak. Banyo yapmak.

Have a bath : Banyo almak. Banyo yapmak. Yıkanmak. Banyoda kendini yıkamak.

Have a ball : İyi eğlenceler. Çılgınca eğlenmek. Balomuza gelin. Çok eğlenmek. Güzel eğlenmek. Güzel zaman geçirmek. Çok iyi vakit geçirmek.

 

İngilizce Have a rest Türkçe anlamı, Have a rest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a rest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Repose oneself : İstirahat etmek. Uzanmak. Yatmak.

Breathes : Esmek. Nefes alıp vermek. Teneffüs etmek. Nefes almak. Solumak. İfade etmek. Fısıldamak. Yaşamak. Hohlamak.

Listens : Dinle. Kulak asmak. Dinlemek.

Relax : Relaks. Gevşetmek. Gevşemek. Rahatlatmak. Yumuşamak. Rahatlamak. Yumuşatmak. Gevşemiş. Zayıflatmak.

Take a breather : Mola vermek. Biraz soluklan.

Breathe in : Ciğerlere hava çekmek. Can kulağıyla dinlemek. Nefesi içine çekmek. Can kulağı ile dinlemek. Nefes almak. Solumak.

Relaxes : Gevşemek. Dinlendirmek. Hafifletmek. Yumuşatmak. Gevşetmek. Yumuşamak. Gevşeyip dinlenmek. Rahatlatmak. Zayıflatmak.

Inbreathing : Nefes çekmek. Soluğu içine çekmek. Nefes almak.

Recreate oneself : İyi vakit geçirmek. Hoşça vakit geçirmek. Eğlenmek.

Sit back : Boş boş oturmak. Yan gelip yatmak. Hiçbir şey yapmamak. Arkaya yaslanmak. Boş oturmak. Yaslanmak. Arkasına yaslanmak.

Have a rest synonyms : draw a breath, rest, breathe, listen, draw breath, respiring, rests, respire, inspire, respired, reposes, inhale, recess, inhales, take a breath, refresh oneself, repose, inspires, inbreathe, reposing, reposed, respires.