Take a breather türkçesi Take a breather nedir

Take a breather ingilizcede ne demek, Take a breather nerede nasıl kullanılır?

Take : Yakalamak. Tutma. Çevirmek. Pay. Ele almak. Tepki. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Götürmek. Hasat. Kavramak.

A : Bir. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Herhangi bir. Atom ağırlığı. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. La (müzik terimi). Amperin simgesi.

Breather : Kartel havalandırma. Ara. Mola. Havalandırma. Güçlükle nefes alan kimse. Paydos. Hava borusu. Hava deliği. Havalandırıcı.

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a back seat : Önemini yitirmek. Arka planda yer almak. Ön plana çıkmamak. Kenara çekilmek. Geri plana çekilmek. Bir kenara çekilmek. Köşesine çekilmek. Geri planda yer almak. Arka planda kalmak.

Take a breath : Soluklanmak. Nefes almak. Soluk almak. Ferahlamak.

Take a bearing : Kerteriz etmek. Kerteriz almak.

Take a beating : Yenilmek. Dayak yemek. Fark yemek. Bozguna uğramak. Çok para kaybetmek.

Take a bath : Banyo yapmak. Banyo almak. Duş almak. Yıkanmak. Çok para kaybetmek. Zarar etmek.

Take a bashing : Dayak yemek. Sopa yemek.

İngilizce Take a breather Türkçe anlamı, Take a breather eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Take a breather ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Draw breath : Nefes almak. Ferahlamak.

Respiring : Nefes almak. Biraz dilenmek. Solumak.

Draw a breath : Ferahlamak. Nefes almak.

Breathe in : Ciğerlere hava çekmek. Can kulağı ile dinlemek. Nefes almak. Solumak. Nefesi içine çekmek. Can kulağıyla dinlemek.

Respire : Nefes almak. Nefes almak ve vermek. Soluma. Solumak. Biraz dilenmek.

Rest : Yaslanmak. Bağlı olmak. İstirahat. Kalmak. Huzur. İşlemezlik. Durak. Hareketsizlik. Sükun. Durup dinlenmek.

Rests : Dinlenmek. Gömülü olmak. Durmak. Aynen kalmak. Dinlendirmek. Dikmek (bakış). Ebedi istirahatte olmak. Koymak. Yatmak.

Remits : Affetmek. Para göndermek. Hafifletmek. Göndermek (para). Ötelemek. Havale göndermek. Havale etmek (para). Yatıştırmak. Günah çıkarmak. Vazgeçmek.

Respires : Biraz dilenmek. Nefes almak. Nefes almak ve vermek. Solumak. Soluma.

Lay over : Sonraya bırakmak. Ara vermek. Kaplamak. Ertelemek.

Take a breather synonyms : stop off, take a breath, have a break, take a break, respired, stop work, remit, stop over, inbreathe, inbreathing, inspire, have a rest, give a break, have a slack, breathes, inhales, pause, inspires, breathe, inhale.