Breather türkçesi Breather nedir
- Mola.
- Havalandırıcı.
- Paydos.
- Ara.
- Hava deliği.
- Güçlükle nefes alan kimse.
- Kartel havalandırma.
- Havalandırma.
- Hava borusu.
Breather ile ilgili cümleler
English: I need a breather.
Turkish: Bir molaya ihtiyacım var.
Breather ingilizcede ne demek, Breather nerede nasıl kullanılır?
Breather pipe : Karter havalandırma borusu. Hava alınabilecek kanal (su altında). Nefes borusu. Havalandırma borusu.
Crankcase breather pipe : Karter havalandırma borusu.
Crankcase breather : Karter havalandırıcısı. Motor gövdesi ile yağlık arasındaki boşluğu havalandırmaya yarayan delik. Havalandırma deliği.
Take a breather : Mola vermek. Biraz soluklan. Soluklanmak. Soluk almak.
Breathers : Kartel havalandırma. Hava borusu. Ara. Havalandırma. Güçlükle nefes alan kimse. Havalandırıcı. Paydos. Mola. Hava deliği.
Breathe heavily : Burnundan solumak. Uflayıp puflamak. Ağır nefes almak. Öfleyip pöflemek. Zorla nefes almak.
Breathe freely : Özgür kalmak. Feraha kavuşmak. Rahat nefes almak. Özgür hissetmek. Nefeslenmek.
Breathe new life into : -ye canlılık katmak. -ye renk katmak. -ye taze bir soluk getirmek.
Breathe a sigh of relief : Derin bir oh çekmek. Rahat bir nefes almak.
Breathe again : Yeniden nefes almak. Derin bir nefes olmak. Tehlikeli bir durumdan kurtulmak. Tekrar nefes almak.
İngilizce Breather Türkçe anlamı, Breather eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Breather ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Air tube : İç lastik. İç lastiği. Nefes borusu.
Baiting : Kızdırma. Konaklama. Canını sıkma. Rahatsız etme.
Cessations : Durdurulma. İnkıta. Kesilme. Ara verme. Sona erme. Duruş. Fasıla. Durma.
Layovers : Kaplama. Duraklama. Aktarma. Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi. Konaklama. Durma. Bekleme (uçak otobüs gemi veya trenle yolculuk ederken bir yerde).
Intermission : Aralık. Fasılalı. Bir süreç ya da oluşumun sürekli olmaktan çıkması durumu. Tatil. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Antrakt. Kesinti. Mola (voleybol veya basketbol). Hastalık ateşinin geçici olarak düşmesi.
Comma : Virgül. Binlik ayracı. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. İki nota arasındaki yarım sesten küçük ses aralığı. Koma.
Blowholes : Balinanın hava deliği.
Breathing space : Dinlenme. Soluklanma. Serbest solunum için yeterli hacim. Nefes alacak yer.
Relief : Hafifletme. Boşaltma. Avuntu. Rahatlama. İç rahatlığı. Çare. Rahatlatma. Derman. Destek. Kabartma.
Chasms : Uçurum. Duygusal farklılık. Toprakta veya kayalarda oluşmuş derin ve geniş çatlaklar. Kanyon. Yarık (derin). Boşluk. Dar boğaz. Büyük ayrılık. Yarılarak açılmış yer.
Breather synonyms : breathing place, pigboat, snorkel breather, schnorchel, dec, cessation, airhole, discontinuation, aerators, standstill, ventilation, air scoop, airduct, snorkel, mole, ventilating, abscission, discontinuances, air nozzle, air passage, baitings, chasm, discontinuance, submarine, flue, sub, aerator, schnorkel, breaks, air hose, blowers, aspirations, blower.
Breather ingilizce tanımı, definition of Breather
Breather kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who breathes. Hence: (a) One who lives.(b) One who utters. (c) One who animates or inspires.

Bu kısımda Breather kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Breather ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Breather anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Breather ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.