Baiting türkçesi Baiting nedir

Baiting ingilizcede ne demek, Baiting nerede nasıl kullanılır?

Bear baiting : Bağlı haldeki ayıya köpek saldırtma gösterisi. Ayıya köpek saldırtma.

Bull baiting : Boğanın köpeklerle dövüştürülmesi. Boğaya köpek saldırtma.

Jew baiting : Aktif yahudi düşmanı. Yahudi aleyhtarı. Yahudi halkıyla alay eden.

Baitings : Canını sıkma. Rahatsız etme. Kızdırma. Konaklama. Mola.

Bearbaiting : Köpeği ayıya saldırtmak. Avlanmış veya akalanmış olan bir ayıya köpeği saldırtmak.

Fillet bait : Yaprak yem. Balık avlamada yem olarak kullanılan izmarit ve istavrit gibi küçük balıklardan hazırlanan fileto biçimindeki yem.

Fish or cut bait : Onu yapamıyorsan bari şunu yap. Ya yap ya çekil ayak altından. Bir işe yara. Esas işine başla veya hazırlıklarına devam et.

Fork tail bait : Çatal kuyruk yem. Şakşak yem.

Bait car : Yem araba. Tuzak araba. Polisin hırsızlara albenili gelecek şekilde yerleştirdiği tuzak arabası.

Hook of bait : Yemli olta. İğnesine gerçek ve yapay balık yemi takılmış olta.

İngilizce Baiting Türkçe anlamı, Baiting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Baiting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Pestering : Rahatsızlığa sebebiyet veren. Rahatsız etmek. Rahatsız eden. Rahatsızlığa sebebiyet verme. Musallat olmak. Bela olmak.

Irritating : Sinirlendiren. Sinir. Sinirlendirici. Kaşındıran. Kızdırıcı. Tahrik edici. Rahatsız edici. Tahriş edici. Sinirlendirme.

Aggro : Kötüleştirme. Ağırlaştırma.

Layover : Aktarma. Duraklama. Bekleme (uçak otobüs gemi veya trenle yolculuk ederken bir yerde). Kaplama. Durma. Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi.

Infuriation : Öfkelendirme. Çılgına çevirme. Kızgınlaştırma.

Quarterings : İskan. Dörde bölme. Barınma. İbate.

Layovers : Bekleme (uçak otobüs gemi veya trenle yolculuk ederken bir yerde). Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi. Kaplama. Aktarma. Duraklama. Durma.

Intermission : Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hastalık ateşinin geçici olarak düşmesi. Aralık. Tiyatro gösterisi sırasında seyircilerin dinlenmesi için verilen ara. Kesinti. Antrakt. Fasılalı. Fasıla. Tatil. İntermisyon.

Harassing : Sıkıntı verme. Havadan taciz. Can sıkıcı. Taciz etme. Tahrik etme. İşkence etme.

Harrowing : Yürek parçalayıcı. Asap bozucu. Hırpalayıcı. Üzücü. Tırmıklama. Acı veren.

Baiting synonyms : bantering, do not disturb, exasperating, enragement, troubling, baitings, pause, annoyances, breather, cast off, break, aggravations, annoyance, intermissions, bait, fretfulness, keep your pecker up, disturbing, aggravation, harassment, mole, overnight stay, making angry, cessation, stopovers, breathing space, molestation, disquieting, stopover, disturbance, breathers, exacerbating, molestations.