Mola nedir, Mola ne demek

Mola; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

"Mola" ile ilgili cümleler

  • "Köye gidinceye kadar iki yerde mola verdik."
  • "Halatı, mola ettiler."

Yerel Türkçe anlamı:

Mezar.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Ağların suya atılması ve balıkların etrafının çevrilmesi komutu.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Gebeliğin erken dönemlerinde embriyo öldüğü hâlde yavru zarlarının gelişimlerini sürdürmeleriyle oluşan kistik, kanlı, et görünümünde veya üzüm salkımı görünümündeki oluşumlar, yavru zarı molaları. Enfekte olabilir ve piyometraya neden olur veya nekroza uğrayarak dölyatağından dışarıya atılır. Et (), kese (), üzüm salkımı (), içi kanla dolu () veya villi koriyalisleri aşırı gelişmiş (biçimde görülebilir.

Bilimsel terim anlamı:

Takımın isteğiyle hakemin verdiği dinleme süresi.

İngilizce'de Mola ne demek? Mola ingilizcesi nedir?:

cast off, time-out, mole

Mola hakkında bilgiler

[Bakınız: ay balığı]

Mola kısaca anlamı, tanımı:

Mola almak : Voleybol ve basketbolda taktik alışverişi yapmak için bir süre ara istemek.

Mola vermek : Uzun süren yolculuğa, yürüyüşe veya çalışmaya, dinlenmek amacıyla bir süre ara vermek, oturup dinlenmek.

 

Mola taşı : Hamalların sırtlarındaki yükü dayayarak dinlenmeleri için sokak kenarlarına konulmuş yüksekçe taş.

İhtiyaç molası : Uzun yolculuklarda dinlenme vb. ihtiyaçları karşılamak için yapılmış olan duraklama.

Molalı : Mola verilen. Mola verilerek.

Molas : Karbonatlı kum taşı.

Molasız : Mola verilmeyen. Mola verilmeden.

Yorgun : Çalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan, bitap.

Gidermek : Ortadan kaldırmak, yok etmek. Dindirmek.

Duraklama : Duraklamak işi. İlerlemekte olan bir birliğin, vakitsiz, yersiz ve düzensiz olarak yürüyüşünü durdurması.

Verme : Vermek işi.

Koyuverme : Koyuvermek işi, koyverme.

Voleybol : Altışar kişilik iki takım arasında, bir alan ortasında gerilmiş olan ağ üzerinden topun karşılıklı olarak elle oynanması oyunu, uçan top.

Basketbol : Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.

İçin : Hakkında. Oranla, göz önünde tutulursa. -den dolayı, -den ötürü. Amacıyla, maksadıyla. Ant deyimleri yapan bir söz. Düşüncesince, kendince, göre. Süre belirten bir söz. Uğruna, yoluna. Neden ve sonuç belirten bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Özgü, ayrılmış.

Ara : İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

 

Mola mola : [Bakınız: ay balığı] Ay balığı.

Molah : Ağaçların yeni süren filiz ya da yaprakları.

Molak : Et, sepet vb. şeyleri asmaya yarayan, çatallı ağaçtan yapılmış çengel. Dengesiz, tutarsız (Mucur) Çam ağacından yapılmış birkaç budaklı çengel

Molal çözelti : 1000 g. çözücü içinde, 1 mol çözünen özdek bulunduğunu gösteren bir tür derişim ölçüsü. 1000 g çözücüde 1 mol çözünen madde içeren çözelti.

Molalite : 1000 g çözücüde çözünmüş maddenin mol sayısını esas alan çözeltinin m ile gösterilen derişim birimi. Bir kilogram çözücü madde için gerekli çözünen maddenin mol cinsinden miktarı, M.

Molallik : 1000 g. çözücüde çözünen özdeğin mol sayısı.

Molamah : Ağaçlar tomurcuklanmak.

Molamak : Öküz ve inek böğürmek

Molamaz : Büyük, yuvarlak taş. İri, ham duvar taşı. (İlyaslı -Uşak)

Molar absorplama katsayısı : Beer kanunu eşitliğinde, b cm ve c ise mol/L cinsinden alındığında absorplayıcı türler için kendine has değerlerde olan orantı katsayısı.

Mola ile ilgili Cümleler

  • On dakikalık moladan sonra provamıza yeniden başladık.
  • Mola sırasında biraz kahve içelim.
  • Mola verebilir miyim?
  • Biz bir mola alamayız.
  • Mola süresi bitti.
  • Neden biraz mola almıyorsun?
  • Bir kahve molası zamanı.
  • Mola bitti.
  • Ali bunun için bir mola vermeye çalıştı.
  • Akşam yemeği molasından sonra Dan Tuğba'yı spor salonundan almak için çıktı.
  • Mola ne kadar sürer?
  • Boston'da mola verebilir miyim?
  • Mola ver, yoksa hayatın kararacak.
  • Mola için ne yapıyorsun?

Diğer dillerde Mola anlamı nedir?

İngilizce'de Mola ne demek? : n. ocean sunfish, type of large fish

n. family name

n. Mola Mola, type of large fish

Fransızca'da Mola : halte [la], pause [la], campos [le], escale [la]

Almanca'da Mola : n. Einkehr, Rast, Time-out

Rusça'da Mola : n. привал (M), стоянка (F), травление (N)