Listens türkçesi Listens nedir

Listens ile ilgili cümleler

English: Ali hardly ever listens to the radio.
Turkish: Ali hemen hemen hiç radyo dinlemez.

English: Ali listens to CNN.
Turkish: Ali CNN dinler.

English: Ali listens to jazz.
Turkish: Ali jazz dinler.

English: Ali always listens to the news on the radio while he's eating breakfast.
Turkish: Ali her zaman kahvaltı yaparken radyoda haber dinler.

English: Ali hardly ever listens to music.
Turkish: Ali neredeyse hiç müzik dinlemez.

Listens ingilizcede ne demek, Listens nerede nasıl kullanılır?

Glistens : Parlamak. Kesik kesik parlamak.

Listen for : Dikkat etmek. Dinlemek. Kulak vermek. Kulak kesilmek.

Listen in : Telefonunu dinlemek. Radyo dinlemek. Kulak misafiri olmak. Başkasının konuşmasını dinlemek. Telefon dinlemek. Ünalgı dinlemek.

Listen out : Kulak vermek.

Listen to : Dinlemek. Kulak vermek.

Listen : Dinle. Dinlenmek. Kulak asmak. Kulak verme. Dinlemek. Dinleme.

Pirate listener : Korsan dinleyici.

Listened : Kulak asmak. Dinlemek.

Easy listening : 1960'larda popüler olmuş bir hafif müzik türü. Geniş bir dinleyici kitlesine hitap eden geleneksel melodiler taşıyan müzik tarzı. Kolay dinlenen.

Formerly listen : Önce dinleme.

İngilizce Listens Türkçe anlamı, Listens eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Listens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Recreate oneself : İyi vakit geçirmek. Hoşça vakit geçirmek. Eğlenmek.

Give an ear : Dikkatlice dinlemek. Kulak vermek. İlgilenmek.

Heed : Aldırmak. Aldırma. Önemseme. Dikkat etme. Dikkat etmek. Kulak vermek. Önem. Dikkat. Önemsiyor olmak. Önem vermek.

Hear out : Sonuna kadar dinlemek. Konuşma bitene kadar dinlemek. Bölmeden karşıdakinin söylediği her şeyi dinlemek. Baştan sona dinlemek.

Sit back : Boş boş oturmak. Arkaya yaslanmak. Boş oturmak. Hiçbir şey yapmamak. Yaslanmak. Yan gelip yatmak. Arkasına yaslanmak.

Repose oneself : İstirahat etmek. Uzanmak. Yatmak.

Attends : Kulak vermek. Bakmak. Devam etmek. Beraberinde getirmek. Hazır bulunmak. Eşlik etmek. Katılmak. Hizmet etmek. Dikkatini vermek.

Give ear : Kulak vermek. -e karşı dikkatli olmak. İlgilenmek.

Auscultate : Stetoskop ile dinlemek. Steteskop ile muayene etmek. Steteskop ile dinlemek.

Listens synonyms : listened, reposed, listen, incline, auscultating, take heed, attended, follows, heeded, rests, pay heed to, listen in, relaxes, reposing, lend an ear, hang, focus, repose, eavesdrop, hark, attend, have a rest, recess, reposes, regard, center, auscultated, heeds, perceive, take heed of, give heed to, give ears to, concentrate.

Listens zıt anlamlı kelimeler, Listens kelime anlamı

Disobey : Riayet etmemek. Söz dinlememek. İtaatsizlik etmek. İtaat etmemek. Dinlememek. Karşı gelmek. Uymamak. -e uymamak. İhlalde bulunmak.

Energetic : Enerji gösteren. Çalışkan. Etkili. Aktif. Enerjik. Faal. Kuvvetli. Güçlü. Enerjiye sahip olan. Dipdiri.