Disobey türkçesi Disobey nedir

  • -e uymamak.
  • İtaatsizlik etmek.
  • Uymamak.
  • İtaat etmemek.
  • İhlalde bulunmak.
  • Dinlememek.
  • Riayet etmemek.
  • Söz dinlememek.
  • Karşı gelmek.

Disobey ile ilgili cümleler

English: Tom didn't have the courage to disobey Mary.
Turkish: Tom'un Mary'ye itaatsizlik edecek cesareti yoktu.

English: Do you disobey me?
Turkish: Bana itaatsizlik ediyor musun?

English: Don't disobey my orders.
Turkish: Emirlerime itaatsizlik etme.

English: Do not disobey the rules.
Turkish: Kurallara itaatsizlik etme.

English: We wouldn't want to disobey the teacher, would we?
Turkish: Öğretmene itaat etmek istemedik, değil mi?

Disobey ingilizcede ne demek, Disobey nerede nasıl kullanılır?

Disobeyed : Dinlememek. İtaatsizlik etmek. Söz dinlememek. Uymamak. İtaat etmemek. İhlalde bulunmak. Riayet etmemek. -e uymamak. Karşı gelmek.

Disobeyer : Başına buyruk davranan. İtaatsizlik eden. Kafa tutan. Uymayı reddeden. Laf dinlemeyen. İtaatsiz.

Disobeyers : Kafa tutan. İtaatsiz. Laf dinlemeyen. Başına buyruk davranan. Uymayı reddeden. İtaatsizlik eden.

Disobeying : Söz dinlememek. Uymamak. İtaat etmemek.

Disobeys : İhlalde bulunmak. Karşı gelmek. Dinlememek. Riayet etmemek. İtaatsizlik etmek. Uymamak. Söz dinlememek. -e uymamak. İtaat etmemek.

Disoblige : Yardımı reddetmek. Ricasını yerine getirmemek. Hatırını kırmak. Gücendirmek.

 

Disobliging : Kırıcı. Aksi. Ters. Kaba. Hatır kırıcı. Hatır kıran. Nezaketsiz.

Disodium edta : Disodyum edta. Genellikle metallerle olan zehirlenmelerde şelat oluşturmak amacıyla kullanılan madde.

Disobligingly : Ricasını yerine getirmeyerek. Kırıcı bir şekilde. Kabaca.

Civil disobedience : Kanunlara itaat etmeme. Pasif direniş. Sivil itaatsizlik. Şiddet içermeyen protesto. Kişisel veya ahlaki nedenlerle yasalara uymayı reddetme.

İngilizce Disobey Türkçe anlamı, Disobey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disobey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sit in : Yerine bakmak. Vekalet etmek. Yerini almak. (toplantı veya ders vb'ye) konuk olarak alınmak. Bir başkasının yerine temsil elmek. Çocuk bakıcılığı yapmak. Birinin yerini almak. Gözlemcilik yapmak. Başında durmak. Bakıcılık yapmak.

Countermine : Mayın tahrip mayını kullanmak. Düşmanın planları ile mücadele etmek. Düşman mayınlarını yok etmek. Karşı önlem almak.

Infracted : Aşmak. İhlal etmek. Çiğnemek (bir sorumluluk veya zorunluluğu).

Transgresses : Çiğnemek (emir vs.). Aşmak. Çiğnemek. Günah işlemek. Bozmak. İhlal etmek. Tecavüz etmek. Çiğnemek (yasa vb).

Undermine : Dinamitlemek. Altını kazmak. Kuyusunu kazmak. Alttan oymak. Altındaki toprağı oymak. El altından çökertmeye çalışmak. Bastırmak. Zarar vermek (yavaş yavaş veya sinsice). Temelini çürütmek. Yıkmak.

Argue : Kandırmak. -e belirti olmak. Savunmak. İleri sürmek. Çekişmek. İtiraz etmek. Belli etmek. İkna etmek. Atışmak.

Breach : Dalgaların sahile vurup kırılması. Çiğneme. Bozma (anlaşmayı). Gedik açmak. Gedik. Yarık. Kırmak. Bozulma. Uymama.

 

Be out of keeping with : Gitmemek. Garip kaçmak. Uyumsuz olmak. Uygun olmamak.

Bridling : Frenlemek. Dizgin. Dizginlemek. Kızmak. Yular takmak. Başkaldırmak. Gem vurmak. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek. Ata başlık takmak.

Run counter to : Ters düşmek. Taban tabana zıt olmak. Aksine gitmek. Zıtlaşmak. Muhalefet etmek. Aykırı düşmek. Karşı çıkmak. Zıt gitmek.

Disobey synonyms : backing out, disobeyed, violates, infringes, jib, baulk, weaken, balk, decline, resist, disregards, spurted, infringe, infract, back out of, bridle, violate, recalcitrate, clashed, bridles, bearding, infringed, disobeys, disobeying, buck, transgress, contravening, clashing, subvert, beard, counteract, be at variable with, argued.

Disobey zıt anlamlı kelimeler, Disobey kelime anlamı

Obey : Dinlemek. Riayet etmek. Denileni yapmak. Tanımak. Biat etmek. İtaat etmek. Sadakat göstermek. Uymak. Söz dinlemek. -e uymak.

Accept : Eyvallah demek. Normal karşılamak. Kabullenmek. Anlamak. Evet demek. Hazmetmek. Almak. Razı olmak. Katlanmak. Onaylamak.

Disobey ingilizce tanımı, definition of Disobey

Disobey kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, refractory children disobey their parents. To refuse or neglect to obey. To violate commands. To be disobedient. To violate, as an order. To transgress the commands of (one in authority). To neglect or refuse to obey (a superior or his commands, the laws, etc.). Not to obey. Men disobey their Maker and the laws.