Disobeyer türkçesi Disobeyer nedir

  • Uymayı reddeden.
  • Başına buyruk davranan.
  • Kafa tutan.
  • İtaatsiz.
  • İtaatsizlik eden.
  • Laf dinlemeyen.

Disobeyer ingilizcede ne demek, Disobeyer nerede nasıl kullanılır?

Disobeyers : Laf dinlemeyen. Uymayı reddeden. İtaatsiz. İtaatsizlik eden. Başına buyruk davranan. Kafa tutan.

Disobeyed : Riayet etmemek. Karşı gelmek. Söz dinlememek. İtaatsizlik etmek. İhlalde bulunmak. İtaat etmemek. Dinlememek. -e uymamak. Uymamak.

Disobey : İtaatsizlik etmek. İhlalde bulunmak. Riayet etmemek. Karşı gelmek. Dinlememek. İtaat etmemek. Uymamak. Söz dinlememek. -e uymamak.

Disobeying : İtaat etmemek. Söz dinlememek. Uymamak.

Disobeys : Söz dinlememek. İtaatsizlik etmek. Dinlememek. İhlalde bulunmak. Riayet etmemek. İtaat etmemek. Uymamak. -e uymamak. Karşı gelmek.

Disobliges : Ricasını yerine getirmemek. Gücendirmek. Hatırını kırmak. Yardımı reddetmek.

Disobliging : Aksi. Kırıcı. Ters. Hatır kıran. Hatır kırıcı. Nezaketsiz. Kaba.

Disobediently : Kafa tutarak. Laf dinlemeyerek. İtaatsizce. İtaatsiz bir şekilde. Asi bir şekilde. Başına buyruk bir şekilde.

Disobedient : Serkeş. Söz dinlemez. İtaatsiz. Asi.

Disobedience : İtaatsizlik. Söz dinlemezlik. Başkaldırma. Direniş. Asilik. Serkeşlik. Riayet etmeme. Uymama. Karşı gelme.

İngilizce Disobeyer Türkçe anlamı, Disobeyer eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Disobeyer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sit in : Bir başkasının yerine temsil elmek. Katılmak. Yerine bakmak. Oturma eylemi yapmak. Bakıcılık yapmak. Yerini almak. Gözlemcilik yapmak. Birinin yerini almak. Bakmak. Başında durmak.

Jib : Direnmek. Seren. Diretmek. Flok yelkeni. Ayak diremek. Dayatmak. İnatla geri geri gitmek. Gerilemek. Bumba. Vincin yükü kaldıran ve indiren kolu.

Headier : Çarpıcı (esans veya içki). Kuvvetli. (alkol) sarhoş edici. Delişmen. Uyanık. Atak. Sert. Açıkgöz. Dik kafalı.

Refuse : Döküntü. Artık. Süprüntü. Elinin tersiyle itmek. Atık. Refüze etmek. İmtina etmek. Kabul etmemek. İzin vermemek. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır.

Insubordinate : Başkaldıran. Asi. İsyankar. Baş kaldıran. İsyan eden.

Bardy : Küstah. Cesaretli. Söz dinlemez. Gözü pek. Asi. Serkeş. Cesur. Arsız. Korkusuz.

Undermine : Zarar vermek (yavaş yavaş veya sinsice). Altını kazmak. Sarsmak. Temelini çürütmek. Bastırmak. Yıkmak. El altından çökertmeye çalışmak. Baltalamak. Kuyusunu kazmak. Alttan oymak.

Weaken : Zayıflamak. Güçsüzleşmek. Cansızlaştırmak. Güçsüz düşürmek. Güçsüzleştirmek. Güçten düşmek. Sarsmak. Gücünü azaltmak. Kuvvetsizleşmek. Zayıf düşürmek.

Incompliant : Karşı gelen. Başkalarının istek ve arzularına boyun eğmeyi reddeden. Riayetsizlik eden. Uyunçsuz. Uymayan.

Disobeyer synonyms : disobeyers, resist, sabotage, balk, recalcitrant, insurgent, contumacious, decline, disobedient, heady, baulk, headiest, noncompliant, counteract, subvert, countermine, refractory.

 

Disobeyer zıt anlamlı kelimeler, Disobeyer kelime anlamı

Obey : Uymak. Dinlemek. İtaat etmek. -e uymak. Sadakat göstermek. Denileni yapmak. Riayet etmek. Biat etmek. Söz dinlemek. Tanımak.

Accept : Anlamak. Hazmetmek. Evet demek. Almak. Normal karşılamak. Katlanmak. Kabul etmek. Üstlenmek. Onaylamak. Eyvallah demek.

Disobeyer ingilizce tanımı, definition of Disobeyer

Disobeyer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who disobeys.