Sit back türkçesi Sit back nedir

  • Boş oturmak.
  • Hiçbir şey yapmamak.
  • Arkaya yaslanmak.
  • Arkasına yaslanmak.
  • Boş boş oturmak.
  • Yaslanmak.
  • Dinlenmek.
  • Yan gelip yatmak.

Sit back ile ilgili cümleler

English: Sit back and enjoy it.
Turkish: Arkanıza yaslanın ve keyfini çıkarın.

English: Ali rose to go, but Mary asked him to sit back down.
Turkish: Ali gitmek için kalktı fakat Mary onun geri oturmasını istedi.

English: We should sit back down.
Turkish: Tekrar oturmalıyız.

English: Sit back and listen.
Turkish: Arkanıza yaslanın ve dinleyin.

English: Sit back down, please.
Turkish: Lütfen geri otur.

Sit back ingilizcede ne demek, Sit back nerede nasıl kullanılır?

Sit : Oturtmak. Kuluçkaya yatmak (tavuk). Poz vermek. Burnunu sürtmek. Tünemek. Binmek. Oturmak. Oturuma katılmak. Tam oturmak. Kalmak (bir yerde).

Back : Arkasını imzalamak. Vazgeçmek. Arka çıkmak. Arkaya. Geçmişte. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Savunucu. Ters. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır.

Sit back and relax : Arkanıza yaslanın ve rahatlayın. Arkanıza yaslanın ve rahatınıza bakın.

 

Sit about : Hiçbir şey yapmamak. Boş oturmak. Parmağını oynatmamak.

Sit around : Herhangi bir belirli fonksiyonu tamamlamadan bir yerde hazır bulunmak. Hiçbir şey yapmamak. Parmağını oynatmamak. Boş boş veya avare avare oturmak. Oyalanmak. Boş boş oturmak.

Sit cross legged : Bağdaş kurmak.

Sit down : Oturtmak. Koyulmak. İniş yapmak. Oturmak. Yere inmek. Yerine oturmak. Yerinden kalkma.

İngilizce Sit back Türkçe anlamı, Sit back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sit back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leans : Dayanmak. Meyilli olmak. Kaykılmak. Eğilim göstermek. Yaslamak. Yana yatmak. Dayamak. Eğri durmak. Meyletmek.

Veg : Televizyon karşısında vakit geçirmek. (argo) rahatlamak ve hiçbir şey yapmamak.

Reposed : Ebedi istirahatta olmak. Dinlendirmek. Ebedi istirahatte olmak. Yatmak. Dayanmak. Yatırmak. Güvenmek. Sükun.

Rests : Uzanmak. Dikmek (bakış). Uyumak. Mola vermek. İstirahat etmek. Dayanmak. Yatmak. Gömülü olmak.

Unwinds : Gevşemek. Gevşetmek. Açılmak (sarılı bir şey). Çözülmek (sarılı bir şey). Çözmek. Açılmak. Çözmek (sarılı bir şeyi). Dolanmış şeyi açmak. Açmak (sarılı bir şeyi).

Reposing : Dinlendirmek. Uzanmak. Sükun. Ebedi istirahatta olmak. Güvenmek. Ebedi istirahatte olmak. Dayanmak. Yatırmak.

Goof off : (amerikan argosu) tembellik yapmak. Haylazlık etmek. Boşa zaman harcamak. Boşa vakit harcamak. Tembellik yapmak. Aylaklık etmek. Hiçbir şey yapmamak (örneğin, okul tatil olduktan sonra evde oturup hiçbir şey yapmamayı düşünüyorum).

Eat the bread of idleness : Avarelik ekmeği yemek. Tembel olmak. Tembellik yapmak. Pasif olmak.

 

Repose oneself : Yatmak. Uzanmak. İstirahat etmek.

Lollygags : Flört etmek (argo terim). Zaman harcamak. Aylakça dolaşmak. Boş dolaşmak. Zaman öldürmek. Oyalanmak. Boşa zaman harcamak.

Sit back synonyms : refresh oneself, abut, lean, reclines, rest, listens, do nothing, reposes, recreate oneself, leaned, have a rest, relax, recess, abuts, hack around, unwind, not lift a finger, leant, be unemployed, sit about, repose, listen, wind down, reclining, lean toward, relaxes, lean on, recline, osculated, lean against, osculate, sit around, lean back.