Sit around türkçesi Sit around nedir
- Oyalanmak.
- Boş boş oturmak.
- Herhangi bir belirli fonksiyonu tamamlamadan bir yerde hazır bulunmak.
- Parmağını oynatmamak.
- Boş boş veya avare avare oturmak.
- Hiçbir şey yapmamak.
Sit around ile ilgili cümleler
English: Tom probably has better things to do than sit around all day watching TV.
Turkish: Tom'un muhtemelen yaklaşık bütün gün oturup TV izlemekten yapacak daha iyi işleri vardır.
English: I have better things to do than sit around all day waiting for Tom.
Turkish: Bütün gün oturup Tom'u beklemekten daha iyi yapacak şeylerim var.
English: Let's sit around the stove and have a chat.
Turkish: Hadi, sobanın etrafında oturalım ve muhabbet edelim.
Sit around ingilizcede ne demek, Sit around nerede nasıl kullanılır?
Sit : Olmak (imtihan). Modellik yapmak. Poz vermek. Tünemek. Oturtmak. Kuluçkaya yatmak (tavuk). Binmek. Burnunu sürtmek. Toplanmak. Oturmak.
Around : Geriye. Çevresine. Sularında. Buralarda. Ortalıkta. Etrafta. Doğru. Aşağı yukarı. Arkaya. Etrafına.
Sit about : Parmağını oynatmamak. Hiçbir şey yapmamak. Boş oturmak.
Sit back : Dinlenmek. Yaslanmak. Boş boş oturmak. Yan gelip yatmak. Arkaya yaslanmak. Hiçbir şey yapmamak. Arkasına yaslanmak. Boş oturmak.
Sit back and relax : Arkanıza yaslanın ve rahatınıza bakın. Arkanıza yaslanın ve rahatlayın.
Sit cross legged : Bağdaş kurmak.
Sit down : İniş yapmak. Yere inmek. Yerinden kalkma. Yerine oturmak. Koyulmak. Oturmak. Oturtmak.
İngilizce Sit around Türkçe anlamı, Sit around eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sit around ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dawdled : Aylaklık etmek. Sallanmak. Ağır davranmak. Eğlenmek. Zaman harcamak. İşi ağırdan almak. Boşa geçirmek. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Salınmak.
Eat the bread of idleness : Tembel olmak. Tembellik yapmak. Pasif olmak. Avarelik ekmeği yemek.
Not lift a finger : Parmağını bile oynatmamak. Hiç yardım etmemek. Çok az çaba harcamak. Elini bile sürmemek. Parmağını bile kıpırdatmamak. Gerekli çabayı göstermemek. Kılını bile kıpırdatmamak.
Amuse oneself : Avunmak. Gönül eğlendirmek. Eğlenmek. Zevklenmek.
Delay : Rötar. Tiyatro oyununda bir durumun çözümünü bile bile geciktirmek. seyircinin ilgisini canlı tutmak için çözümü geriye atmak. Geciktirme. Gecikmek. Yankı. Oyalamak. Geç kalmak. Tehir. Sonraya bırakmak. Yubatmak.
Be amusing : Eğlenmek.
Daff : Bir kenara koymak. Üşengeçlik etmek. Üstünden atmak. Oynamak. Mankafa. Aptalca davranmak. Zaman harcamak. Gözünü korkutmak. Başından atmak.
Dawdles : Ağır davranmak. Eğlenmek. Zaman harcamak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Aylaklık etmek. İşi ağırdan almak. Salınmak. Boşa geçirmek. Sallanmak.
Dallied : Vakit öldürmek. Sallanmak. İşi ağırdan almak. Eğlenmek. Haylazlık etmek. Zaman öldürmek. Oynaşmak.
Dally : Eğlenmek. Haylazlık etmek. Oynaşmak. Zaman öldürmek. Sallanmak. İşi ağırdan almak. Vakit öldürmek.
Sit around synonyms : dallying, do nothing, be pleased with, lollygag, dallies, sit back, burn daylight, goof off, dawdle along, lollygags, dawdle, bum around, be amused, sit about.

Bu kısımda Sit around kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sit around ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sit around anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sit around ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.