Dinlendirmek nedir, Dinlendirmek ne demek

  • Dinlenmesini sağlamak
  • Tarlayı nadasa bırakmak.
  • Yanan lamba, ateş vb.ni söndürmek.
  • Durulmaya bırakmak.

"Dinlendirmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Arada bir yorgun başımı dinlendirmek üzere Suadiye taraflarında tek başıma gezmeye çıkıyorum." - N. F. Kısakürek
  • "Tarlayı dinlendirmek."

Yerel Türkçe anlamı:

Yanan lamba ve ateşi söndürmek

Dinlendirmek tanımı, anlamı:

Dinlendirme : Dinlendirmek işi.

Kafa dinlendirmek : Tasa veya zihni yoran sorunlardan kendini uzaklaştırmak.

Dinlenme : Dinlenmek (I) işi, istirahat. Dinlenmek (II) işi.

Sağlamak : Elde etmek, sahip olmak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.

Bırakmak : Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Kötü bir durumda terk etmek. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Saklamak, artırmak. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Yanına almamak, yanında götürmemek. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Unutmak. Bıyık veya sakal uzatmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Koymak. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Ayrılmak, terk etmek. Sarkıtmak. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Bakılmak, korunmak için vermek. Sahiplik hakkını başkasına vermek. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Engel olmamak. Sınıf geçirmemek, döndürmek.

 

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Nadas : Tarlayı sürüp herhangi bir şey ekmeden dinlenmeye bırakma.

Lamba : Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet. Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.

Ateş : Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Patlayıcı silahların atılması. Tehlike, felaket. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Öfke, hırs, hınç. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Tutuşmuş olan cisim.

Söndürmek : Ateş ve ışığın yanmasına, aydınlatmasına son vermek. Hava veya gaz ile şişirilmiş bir şeyin havasını veya gazını boşaltmak. Tutku ve duyguları yatıştırmak, etkisiz duruma getirmek.

Diğer dillerde Dinlendirmek anlamı nedir?

İngilizce'de Dinlendirmek ne demek? : v. let rest, rest, recreate, repose

Fransızca'da Dinlendirmek : délasser, reposer

Almanca'da Dinlendirmek : ausruhen

Rusça'da Dinlendirmek : v. выдерживать, выдержать