Industrial free zone türkçesi Industrial free zone nedir

Industrial free zone ingilizcede ne demek, Industrial free zone nerede nasıl kullanılır?

Industrial : Sınai. İşleyimsel. Endüstriyel. Sanayi. Endüstri. Sanayici. Sanayisel.

Free : Beleş. Rahatlatmak. Ücretsiz. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Serbestçe. Bağımsız. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Muaf. Serbest bırakmak. Erkin.

Zone : Mıntıka. Kuşak. Kuşatmak. Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan. Bölgelere ayırmak. Bir yerde ancak belirli bir faaliyete izin vermek. Alan. Yeryüzünde ya da herhangi bir gökcisminde belli koşulları sağlayan bölge. zaman kuşakları, iklim kuşakları vb. Yöre. Kentbilim bölge.

Free zone : Gümrüksüz bölge. Serbest bölge. Bir ülkeye ilişkin yerlere giren çıkan malların gümrükle bağımlı olmadığı bölge. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gümrük sınırı dışında sayılan, belli ölçü ve çevrede gümrükçe denetlenen bölge. a. bk. açık liman. Gümrük bölgesi. Açık bölge. Dışsatıma yönelik yatırım ve üretimi artırmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi gereksimini daha düşük maliyetle ve düzenli bir biçimde sağlamak, dış finansman ve ticaret olanaklarından daha fazla yararlanmak amacıyla dış ticaret, vergi, üretim ve ticari etkinlikler konularında önemli bağışıkların tanındığı ve teşviklerin verildiği, ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla birlikte gümrük sınırı dışında kalan yerler. krş. serbest ticaret bölgesi 2, serbest üretim bölgesi.

 

Atom free zone : Atom silahlarından arındırılmış bölge.

Car free zone : Yaya bölgesi. Bir şehir veya kasaba da araçların girmesine müsade edilmeyen bölge. Araçsız bölge. Sadece yaya trafiğine müsade edilen plaza.

Customs free zone : Dışsatıma yönelik yatırım ve üretimi artırmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi gereksimini daha düşük maliyetle ve düzenli bir biçimde sağlamak, dış finansman ve ticaret olanaklarından daha fazla yararlanmak amacıyla dış ticaret, vergi, üretim ve ticari etkinlikler konularında önemli bağışıkların tanındığı ve teşviklerin verildiği, ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla birlikte gümrük sınırı dışında kalan yerler. krş. serbest ticaret bölgesi 2, serbest üretim bölgesi. Serbest bölge.

Tax free zone : Serbest bölge. Dışsatıma yönelik yatırım ve üretimi artırmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi gereksimini daha düşük maliyetle ve düzenli bir biçimde sağlamak, dış finansman ve ticaret olanaklarından daha fazla yararlanmak amacıyla dış ticaret, vergi, üretim ve ticari etkinlikler konularında önemli bağışıkların tanındığı ve teşviklerin verildiği, ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla birlikte gümrük sınırı dışında kalan yerler. krş. serbest ticaret bölgesi 2, serbest üretim bölgesi.

 

İngilizce Industrial free zone Türkçe anlamı, Industrial free zone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Industrial free zone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Industrial free zone synonyms : foreign access zone, free production zone, a change in individual demand, ability rent, a change in supply, a change in demand, abnormal budget, a shift in individual demand, export processing zone, a type mutual funds, a pass through certificate.