Inebriate türkçesi Inebriate nedir
- Heyecanlandırmak.
- Ayyaşlık.
- Başını döndürmek.
- Sarhoş etmek.
- Sarhoş kimse.
- Mest etmek.
- Mest.
- Ayyaş.
- Sarhoş.
- Ayyaş tip.
Inebriate ingilizcede ne demek, Inebriate nerede nasıl kullanılır?
Inebriated : Sarhoş olmuş. Kendinden geçmiş. Sarhoş.
Inebriates : Mest etmek. Ayyaş tip. Başını döndürmek. Ayyaş. Mest. Sarhoş kimse. Sarhoş etmek. Sarhoş. Heyecanlandırmak. Ayyaşlık.
Inebriating : Mest. Ayyaş. Sarhoş etmek. Ayyaşlık. Başını döndürmek. Sarhoş kimse. Mest etmek. Sarhoş. Heyecanlandırmak. Ayyaş tip.
Inebriation : Sarhoş olma. Kafayı bulma. Sarhoşluk. Ayyaşlık. Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle sarhoşluk. Sarhoş olma hali.
Inebriant : Sarhoş edici faktör. Sarhoşluğa neden olan. Sarhoş eden. Sarhoş edici.
Inebrious : Alkollü.
Inebriety : İçki düşkünlüğü. Sarhoşluk. Sarhoş olma. Ayyaşlık. Devamlı alkol kulanma. Kafayı bulma.
İngilizce Inebriate Türkçe anlamı, Inebriate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inebriate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Transports : Taşımak. Kendinden geçme. Kuvvetli bir duyguya kapılma. Sürmek. Coşturmak. Nakletmek.
Besot : Afallatmak. İçkiyle kendinden geçirmek. Sersemletmek. Aptallaştırmak. İçkiyle mest etmek.
Drunkenness : İçkicilik. İçkinin etkisiyle yapılan. Sarhoş olma. Sarhoşluk.
Transport : Ülkeler arasında ya da bir ülkenin ulusal sınırları içinde yolcuların ve çok daha önemli olarak tecim mallarının, alındığı yerden gideceği ya da kullanılacağı yere, çeşitli ulaşım araçlarından yararlanılarak götürülmesi. Kütle, kıvıl yük ya da erkenin, genellikle özdecik çarpışmaları sonucu, ortamın bir yerinden, ilgili değişkenleri daha düşük bir yerine aktarılması. Götürmek. Taşıma. Taşınım. Taşıt. Taşımak. Taşımacılık yapmak. Götürmek (bir yerden başka bir yere). Nakletmek.
Entrances : Esritmek. Başlangıç. Girme. Sahneye çıkma. Kendinden geçirmek. Antre. Atılma. Hayran bırakmak. Büyülemek.
Bacchanal : İçki alemi. Baküs şenliği. Baküs ile ilgili. Şarap tanrısı baküs'e tapan kimse.
Enrapture : Aşka getirmek. Aklını başından almak. Gaşyetmek. Coşturmak. Sevince boğmak. Kendinden geçirmek.
Inebriety : İçki düşkünlüğü. Sarhoş olma. Kafayı bulma. Sarhoşluk. Devamlı alkol kulanma.
Alkie : (argo terim) sarhoş. İçkici. Alkolik. Alkol bağımlısı olan kimse. Alkol.
Inebriate synonyms : hit it up, tickle pink, inebriating, pickle, blathered, fluster, enraptured, alcoholism, electrify, uplift, exalt, flusters, grogginess, boozier, boozy, fuddle, bibulous, enflamed, boozer, debaucheries, bacchants, beerier, lift up, excite, beery, beatify, crapulence, enflames, pickles, dizzy, dizziest, enflame, commove.
Inebriate zıt anlamlı kelimeler, Inebriate kelime anlamı
Depress : İndirmek. Basmak. Düşürmek. Kısmak. Üzmek. İçini karartmak. Alçaltmak. Moralini bozmak. Durgunlaştırmak. Azaltmak.
Nondrinker : Alkollü içki içmeyen. Alkollü içki içmeyen kimse. Yeşilaycı. İçki içmeyen. İçki içmeyen kimse.
Inebriate ingilizce tanımı, definition of Inebriate
Inebriate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To intoxicate. One who is drunk or intoxicated. To become drunk. Habitually given to drink. Intoxicated. Esp., an habitual drunkard. To make drunk. Drunk. As, an asylum for inebriates. Stupefied.

Bu kısımda Inebriate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inebriate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inebriate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inebriate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.