Influent türkçesi Influent nedir

  • Kimya alanında kullanılır.
  • Akın.
  • İçeriye akma.
  • Giriş sıvısı.
  • Etkili.
  • Bir süreçten içeriye akan alkışkan.
  • İçeriye akım.
  • Giriş akımı.
  • Giriş suyu.
  • Giren akım.
  • İçeriye akan.
  • İçakar.

Influent ile ilgili cümleler

English: Ali Jackson is a very influential man.
Turkish: Ali çok nüfuzlu bir adam.

English: He is a prestigious and influential member of the Democratic Party.
Turkish: O, Demokratik Parti'nin prestijli ve etkili bir üyesidir.

English: Ali is the most influential man in Boston.
Turkish: Ali Bostonda en nüfuzlu kişidir.

English: Ali is influential.
Turkish: Ali etkili.

English: Ali was the most influential person in town.
Turkish: Ali şehirdeki en etkili kişiydi.

Influent ingilizcede ne demek, Influent nerede nasıl kullanılır?

Influential : Ağababa. Nüfuzlu. Tesirli. Güçlü. Dişli. Etkileyici. Kodaman. Ensesi kalın. Zorlu. Nüfuz sahibi.

Influential observation : Etkili gözlem.

Influentially : Hüküm altında bırakarak. Etki altında bırakarak. Etkili bir biçimde. Tesir altında bırakarak. Güçlü bir şekilde. Etkileyerek.

Influents : Giriş sıvısı. Akın. Giriş akımı. Giriş suyu. İçeriye akma. İçeriye akım. Etkili. Giren akım.

Overinfluential : Aşırı etkiye sahip olan. Çok fazla etkisi olan.

Influenceable : Etki altında bırakılabilir. Tesir altında bırakılabilir. Etkilenebilir.

 

Influences : Etkili olmak. İkna etmek. Etkilemek. Tesir etmek. Söz geçirmek.

Influencer : Etki altında bırakan. Tesir altında bıraka. Başkalarını etkileyen kimse. Hüküm altında bırakan. Etkileyen.

Influencing : Tesir etme. Tesir etmek. Etkili olmak. İkna etmek. Etkilemek. Etkileme. Söz geçirmek.

Influence : Nüfuz etmek. Nüfuz. Ses getirmek. Tesir. Söz geçirmek. İtibarı kalmamak. İkna etmek. Yankı uyandırmak. Tesir etmek.

İngilizce Influent Türkçe anlamı, Influent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Influent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forcible : Zorlayıcı. Canlı. İkna edici. Güç kullanarak yapılan. Zorla yapılan. Zorla. Zora dayanan. Zorlu. Güçlü. Cebri.

Foraying : Akın etmek. Atılım (riskli). Basmak. Yağmalamak. Girme. Yağma. Yağma etmek. Çapulculuk. Baskın.

Incursion : Saldırı. Tecavüz. İstila. Hücum. Baskın.

Incoming : Ele geçen. Gelmekte olan. Yeni gelen. Gelen. Girme. Yeni başlayan. Yeni (hükümet veya yıl). Giren. Yeni.

Heftiest : Yüksek. Güçlü kuvvetli. Bol. Ağır. Çam yarması gibi. Çok. İri yarı. Gövdeli. İri.

Effectives : Yürürlükte. Etkileyici. Bir ordunun aktif gücü toplamı. Tesir. Fiili. Aktifler. Sökmek. Etkin. Geçerli olan.

Affluxes : Kan toplanması. Kan hücumu. Akış. Kabarma. Akıntı.

Effectual : İstenilen sonucu veren. Tesirli. Etkileyici. Yeterli. Etkin. Geçerli. İstenen sonucu veren. Müessir.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

 

Alabaster : Alçı taşı. Kaymaktaşından yapılan. Albatr. Su mermeri. Kaymaktaşı. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Sumermeri kaymaktaşından. Sumermeri. Akmermer.

Influent synonyms : forceful, indraft, acidimetry, additive, alicyclic compounds, deluge, aldehydes, inbreak, deluges, effective, active metals, emphaticical, hefty, deluged, inflows, emphatic, exodus, aliphatic compounds, heftier, attack, deluging, inflow, foray, forayed, acid radical, inflowing, active passive metal, efficacious, activated coal, influx, energetic, alcoholometry, additive properties.

Influent zıt anlamlı kelimeler, Influent kelime anlamı

Outgoing : Üstün gelme. Açık yürekli. Gidiş. Çıkış. Ayrılan. Sempatik. Akıp giden. Dışa dönük. Çıkan. Dışarı giden.

Influent ingilizce tanımı, definition of Influent

Influent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Flowing in.