Infrastructural türkçesi Infrastructural nedir
Infrastructural ile ilgili cümleler
English: Climate change, civil war, financial hardship, and infrastructural chaos have all caused turmoil in this country.
Turkish: İklim değişimi, iç savaş,finansal zorluk ve altyapısal kaosun hepsi bu ülkede karışıklığa neden olmuştu.
Infrastructural ingilizcede ne demek, Infrastructural nerede nasıl kullanılır?
Infrastructural investment : Altyapı yatırımları. Altyapı yatırımı. Bir ülkede tarım, sanayi, ticaret gibi iktisadi etkinliklerin gelişebilmesi için gerekli olan ulaştırma, enerji ve iletişim gibi kamu veya özel kesim tarafından yapılan temel yatırımlar.
Infrastructure : Altyapı işleri. Bir ülkede ulaştırma, enerji, iletişim sistemleri gibi kamu yararına kullanılan sermaye varlıklarının bütünü. marksist yaklaşımda toplumsal gelişmenin belirleyici unsuru olan üretici güçler, bilgi ve teknolojik gelişme bütününden oluşan iktisadi yapı. krş. üstyapı. Altyapı jüyesi. Sosyal sabit sermaye. Bir kentin işlevlerini görebilmesi, büyümesi ve gelişmesi için gerekli olan temel işgörü ve kolaylıklarla gereçler. bir yerbölümde yapı yapılabilmesi ve yapılan yapının, içinde oturanlara yeterli bir barınma işgörüsü sağlayabilmesi için bulundurulması gereken su, elektrik, pis su ağı vb. kent kolaylıkları. Alt yapı. Altyapı tesisleri. Altyapı. Enfrastrüktür.
Infrastructures : Altyapı tesisleri. Savunma sistemi. Altyapı.
Defective infrastructure : Kusurlu temel. Hatalı altyapı.
Nato infrastructure and off shore expenditures : Nato altyapı ve kıyıötesi harcamaları. Nato tarafından ortak güvenlik planları çerçevesinde türkiye'deki çeşitli savunma tesisleri için döviz karşılığı yapılmış olan harcamaları gösteren, ödemeler bilançosunun cari işlemler kısmına kaydedilen kalem.
Urban infrastructure : Bir kentin, işlevlerini yerine getirebilmesi için gereksinme duyulan su, elektrik, havagazı, arkdüzen, telefon, kaldırım vb. kentsel donanımların tümü. Kentsel altyapı.
Public infrastructure investments : Kamu kesimi tarafından gerçekleştirilen altyapı yatırımları. Kamu altyapı yatırımları.
İngilizce Infrastructural Türkçe anlamı, Infrastructural eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Infrastructural ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Water supply : Su rezervi. Su kaynağı. Su sağlama. Su temin. Su temini. Evlerde ve işleyim etkinliklerinde kullanılacak suyun, yeraltı ve yerüstü kaynaklarından alınıp, kentsel su dağıtım ağından yararlanılarak kullanıcılara iletilmesi. Su sağlanması. Suyla besleme. Su ikmali. Su şebekesi.
School system : Belli bir eğitim kurulu ya da özeksel bir yürütme organınca denetlenen ve yönetilen bütün okullardan oluşan örgüt. Okul sistemi. Okul ve üniversitelerle alakalı herşey. Okul dizgesi.
Fire station : İtfaiye. İtfaiye binası. İtfaiye istasyonu. Yangın istasyonu. Yangın makinelerinin muhafaza edildiği yer. İtfaiye merkezi.
Penal institution : Hapishane. Cezaevi. Ceza infaz kurumu.
Substructure : Alt strüktür. Yapıcık. Altyapı. Yeraltı inşaatı. Temel. Taban. Alt yapı. Özül.
Sewage system : Kanalizasyon. Kanalizasyon sistemi.
Fund : Birikim. Yatırmak. Para sağlamak. Sermaye. Sermayeye çevirmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Para. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık. Yedek anamal. Yatırım yapmak.
Base : Dip. Taban. Başlangıç ya da temel sayılan yer ya da nesne. transistorun salgıcı ile toplacını ayıran kesimi. Başlangıç sayısı. Alt. Kaide. Aşınma taban düzeyi. Saha kenarı. Üs. Yerdeğişir bir bilgisayar izlencesinde, gerçek adresleri bulmak için göreli adreslere eklenmesi gereken değer. genellikle kullanılan bilimsel sayılama dizgesinde, bir üst ile gücü alınan sayı. örn. 2,7x6,25 (15) = 42,1875 deyimindeki 6,25 sayısı.
Communication system : Komuta ve kontrol iletişim sistemi. Haberleşme sistemi. Sisteme bağlı olan iki farklı etkenler arasında bilgi aktarımına izin veren aygıt. İletişim sistemi. İletişim dizgesi.
Stock : Soy. Yığmak. Birikim. Hammadde. Stok etmek. Boş film. Gövde (ağaç vb.). Hayvan mevcudu. Sürmek (filiz). Sınırları belirli olan bir su kütlesindeki su ürününün miktarı.
Infrastructural synonyms : power grid, power system, communication equipment, penal facility, grid, main, water system, transportation, transportation system, structure, store, system, gas system, sewer system, public works, water, firehouse, sewage works, transit.

Bu kısımda Infrastructural kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Infrastructural ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Infrastructural anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Infrastructural ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.