School system türkçesi School system nedir

  • Okul ve üniversitelerle alakalı herşey.
  • Okul sistemi.
  • Belli bir eğitim kurulu ya da özeksel bir yürütme organınca denetlenen ve yönetilen bütün okullardan oluşan örgüt.
  • Okul dizgesi.
  • Eğitim alanında kullanılır.

School system ingilizcede ne demek, School system nerede nasıl kullanılır?

School : Terbiye etmek. Okul. Sürü halinde yüzmek (balık). Okutmak. Tiyatroda yeni bir görüş, başka bir duyuş, anlayış ve heyecan getiren ve bunları birtakım kurallara bağlayan çığır. Okul binası. Okula göndermek. Yetiştirmek. Birdem. Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır.

System : Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katman topluluğu. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Ağ. Düzen. Katman. Vücut. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Jüye. Kaide.

School administration : Okul idaresi. Okul yönetimi. Öğretim çalışmalarının düzenlenmesi ve değerlendirilmesi, bütçenin hazırlanması, verilen ödeneğin harcanması, okul binasının bakımı vb. işlerin tümüne verilen ad.

School age : Zihin ve beden gelişmesi bakımından durumları uygun bütün çocukların okula devam etmelerinin gerektiği ve yasayla saptanmış olan çağa rastlayan herhangi bir yaş. Okul yaşı. Okul çağı.

 

School architect : Okul binalarının yapımı ve geliştirilmesi konularında uzman olan mimar. Okul mimarı.

School architecture : Okul mimarlığı. Okul binalarının büyüklüğü, eğitim ve öğretim bakımından görevselliği, ısıtma ve ışıklandırma durumu, güzelduyusal niteliği gibi sorunları inceleme ve uygulama konusu yapan mimarlık alanı.

İngilizce School system Türkçe anlamı, School system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak School system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy : Okul. Bilim adamları topluluğu. Akademi. Yüksekokul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Medrese. Yüksek okul.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Academic year : Ders yılı. Akademik yıl. Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

 

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi. Renk körlüğü.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

School system synonyms : accustoming, academy of economic and commercial sciences, abulia, achievement tests, active school, a priori knowledge.