Infrastructural investment türkçesi Infrastructural investment nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir ülkede tarım, sanayi, ticaret gibi iktisadi etkinliklerin gelişebilmesi için gerekli olan ulaştırma, enerji ve iletişim gibi kamu veya özel kesim tarafından yapılan temel yatırımlar.
  • Altyapı yatırımları.
  • Altyapı yatırımı.

Infrastructural investment ingilizcede ne demek, Infrastructural investment nerede nasıl kullanılır?

Infrastructural : Altyapısal.

Investment : Dışderi. Plasman. Verme (sorumluluk veya yetki vb'ni). İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir ekonomide belli bir dönemde mevcut sermaye stokuna yapılan ilave. bk. mali yatırım. Tecimsel ya da ekonomik bir girişime belirli bir süreyle anamal ve para yatırılması. Envestisman. Tayin. Kuşatma. Abluka.

Amount of investment : Yatırım tutarı.

Attract investment : Yatırım çekmek.

Autonomous investment : Ürem ve ulusal gelir düzeyinin alçalıp yükselmesine bağlı olmayan yatırım. Otonom yatırım. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir işyeri sahibinin kendisi tarafından yapılan yatırım. Milli gelirden bağımsız olan, diğer bir deyişle milli gelirdeki değişmelerden etkilenmeyen yatırım harcamaları. Özerk yatırım.

Big investment : Büyük yatırım. Büyük çaplı (zaman, harcama vs) yatırım.

İngilizce Infrastructural investment Türkçe anlamı, Infrastructural investment eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Infrastructural investment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

 

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Infrastructural investment synonyms : a pass through certificate, ability rent, a change in supply, ability to pay principle, a change in individual demand, a shift in demand.