Infuser türkçesi Infuser nedir

Infuser ingilizcede ne demek, Infuser nerede nasıl kullanılır?

Infusers : Demlik.

Infuse : Demlemek (çay). İlham vermek. Demlenmek. Demlendirmek. Aşılamak. Telkin etmek. Doldurmak. Demlemek. İçine dökmek. Kafasına sokmak.

Infused : Aşılamak. Doldurmak. Demlemek. İlham vermek. Telkin etmek. İçine dökmek. Demlendirmek. Demlemek (çay). Kafasına sokmak. Demlenmek.

Infuses : Demlendirmek. Demlenmek. Demlemek. Aşılamak. Doldurmak. Kafasına sokmak. İçine dökmek. Telkin etmek. Demlemek (çay). İlham vermek.

Infuscate : Rengini koyulaştırmak.

Infusible : Birleştirilemez. Eritilmez. Ergimez. Erimez. Kaynaşmaz.

Infusibleness : Kaynaşmazlık. Eritilmezlik. Birleştirilemezlik.

Infusion pump : Şeker hastaları için insülin pompası.

Infusions : Telkin. Aşılama. İçine dökme. Damara zerketme. Katma. Demlenmiş içecek. Demleme.

Infuscation : Koyulaştırma.

İngilizce Infuser Türkçe anlamı, Infuser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infuser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reason : Görüşmek. Sebeb. Düşünüp taşınmak. Tartışmak. Konuşmak. Muhakeme etmek. Niçin. İnsanlara özgü, onların tümel ve zorunlu olan ilkelere hiç bir güç harcamadan uymalarını sağlayan bilme, düşünme ve önlem alma yetisi. Yargılamak. Akıl.

 

Extrapolate : Geleceği tahmin etmek. Ekstrapole. Dışdeğerlemek. Anlam çıkarmak. Dışdeğerini hesaplamak. Dışdeğer bulmak. Verilerden bilinmeyene ulaşmak. Sonuca ulaşmak. Tahmin etmek. Dış değer bulmak.

Reason out : Etraflıca düşünmek. Akıl süzgecinden geçirmek. Düşünüp taşınarak bulmak. Düşünüp taşınmak. Çözümlemek.

Derive : Yola çıkmak. Sağlamak. Kaynaklanmak. Türemek. Gelmek. Türetmek. Çıkarmak. Elde etmek. -den elde etmek. Çıkarsamak.

Elicit : Öğrenmek. Gerçeği ortaya çıkarmak. Yol açmak. Temin etmek. Ortaya çıkarmak. Sağlamak. Çıkartmak. Neden olmak. Edinmek (bilgi). Tepki göstermek.

Tea pot : Çaydanlık. Çay demliği.

Used : Elden düşme. Alışkın. Kullanma. Kullanılan. Kullanılmış. Alışık. Eski.

Deduce : İstidlal etmek. Gelişimini izlemek. Çıkarsamak. Sonuca varmak. Çıkarsama yapmak. Çıkarım yapmak. Ortaya çıkarmak. Sonuç çıkarmak. Anlamak. Görüşüne varmak.

Teapot : Çay demliği. Çaydanlık.

Infuser synonyms : infusers, conclude, deduct, teapots, surmise.

Infuser zıt anlamlı kelimeler, Infuser kelime anlamı

Misused : Hırpalamak. Hor kullanmak. Hatalı kullanılmış. Yanlış kullanmak. Suistimal etmek. Kötüye kullanmak.

Unoccupied : Boşta gezen. İşsiz. İşgal edilmemiş. Boş. Oturulmayan.

Infuser ingilizce tanımı, definition of Infuser

Infuser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, infuses.