Inlands türkçesi Inlands nedir
- Ülkenin iç kesimleri.
Inlands ingilizcede ne demek, Inlands nerede nasıl kullanılır?
Mainlands : Kara. Ana toprak. Anakara. Kara parçası. Ana kara. Bağlı adaları hariç olmak üzere kesintisiz büyük kara parçası.
Inland bill : Ülke içi poliçe. Bir ülke içinde çekilen ve aynı ülkede ödenen poliçe. Yurtiçi poliçe.
Inland bill of exchange : Yurtiçi poliçe. Bir ülke içinde çekilen ve aynı ülkede ödenen poliçe.
Inland brain drain : Bireylerin eğitim gördükleri ve uzmanlaştıkları alanın dışında başka bir işte çalışmaları. İç beyin göçü.
Inland customs office : Ülkenin iç bölgelerinde görev yapan gümrük yönetimi eskiden, yerli malın il, eyalet sınırını geçişinde alınan gümrük vergisi. (bugün uygulanmamaktadır.). İçgümrük.
Inland port : İç liman.
Inland trade : İçtecim. Bir ülkenin kendi sınırları içinde yapılan tecim. İç ticaret. Dahili ticaret.
Inland mail : Yurtiçi posta.
Inland tariff : Yurtiçi gümrük tarifesi.
Inland navigation : Yurtiçi seyrüsefer. Ülke içinde nehir. Göl vb üzerinde yapılan taşımacılık. Ülke içi nehir taşımacılığı. Ülke içi deniz taşımacılığı. İç sularda taşımacılık.
İngilizce Inlands Türkçe anlamı, Inlands eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inlands ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Earth : Yeryuvarlağı. Toprağa bağlamak. Örtmek. Toprakla örtmek. Yeryuvarı. Doğa. Yerküre. İn. Üzerinde yaşadığımız, güneş dizgesine bağlı gezegen. Güneş dizgesinde, güneş'e uzaklık sırasıyla üçüncü gezegen.
Zone : Bir yerde ancak belirli bir faaliyete izin vermek. Kentbilim bölge. Biyoloji, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Alan. Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan. Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü. Zon. Kuşatmak. Yöre. Mıntıka.
Land : Memleket. Aynı türden toprak parçası. Toprak. Kişisel arazi. Arazi. Arsa. Vatan. Bir üretim faktörü olarak üretimin gerçekleştirildiği, korunabilen ancak yenilenemeyen, doğal kaynakları sağlayan ortamlardan biri. Yere inmek. İnmek.
Ground : Dayandırmak. Yere sermek. Zemin. Hareket izni vermemek. Kırsal toprak. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. (gemi) karaya oturmak. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. Toprak. Uçurtmamak (uçağı).
Dry land : Kuru alan. Az yağmurlu alan. Kurak bölge. Kurak alan. Kuru bölge. Çok az yağmur alan bölge.
Archipelago : Takımadalar. Adalar denizi. İçerisinde pek çok ada adacık kayalık bulunan deniz. Birçok adadan meydana gelen adalar grubu. İçinde çok ada olan deniz. Adalar. Takımadalar bölgesi. Aral. Birbirine az çok yakın birkaç ya da geniş bir deniz alanına dağılmış olarak birçok adadan oluşan ve genellikle ortak adları bulunan ada topluluğu. bk. adadizisi.
Terra firma : Yeryüzü. Kara. Kara toprak. Kuru arazi. Toprak.
Safety island : Yaya güvenlik adası. Röfuj. Trafik emniyet adası. Güvenlik adası. Rofüj. Araç trafiği dışı alan. Refüj. Emniyet adası.
Traffic island : Refüj. Orta kaldırım. Rofüj. Emniyet adası. Röfuj.
Solid ground : Güçlü temel. Katı zemin. Sağlam zemin. Sağlam temel. Katı temel.
Inlands synonyms : safety isle, caribbean island, barrier island, aegean island, kitchen island, upcountry, south sea islands, safety zone.
Inlands zıt anlamlı kelimeler, Inlands kelime anlamı
Coastal : Sahil. Kıyı ile ilgili. Kıyısal. Sahil boyunca. Sahile ait. Sahil devriye uçağı. Kıyı (ile ilgili). Sahille ilgili. Kıyı. Kabotaj.
Inlands antonyms : unadorned.

Bu kısımda Inlands kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inlands ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inlands anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inlands ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.