Inner monologue türkçesi Inner monologue nedir

  • İç konuşma.
  • İçmonolog.
  • Bir oyuncunun sahnede konuşmadığı halde, düşündüklerini seyirciye duyurması.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Bir oyuncunun, sahnede konuşmamasına karşın, düşündüklerini ve ruh durumunu seyirciye duyurması.

Inner monologue ingilizcede ne demek, Inner monologue nerede nasıl kullanılır?

Inner : Ruh. Saklı (anlam vb). İçerideki. Deruni. Ruhsal. İçteki. İçsel. İç. Nişan tahtasında ortanın bir üstü. Merkeze en yakın.

Monologue : Tekil konuşma. Monolog. Oyuncunun kendi kendine konuşması. bir kişinin seyircilere anlattığı ve genellikle güldürmeyi amaçlayan bir konu. Tekli konuşma. Tek kişiye özgün oyun.

Inner automorphism : İç otomorfizm. İç özeşyapı dönüşümü.

Inner bark : İç kabuk.

Inner carotid arter : Kemikli balıklarda (osteichythes) lateral aortların, birinci götürücü solungaç arterlerinin önündeki uzantıları. İç karotit arter. Kemikli balıklarda (osteichthyes) lateral aortalann, birinci götürücü solungaç arterlerinin önündeki uzantıları.

Inner circumferential system : İç halkasal sistem. Kemik dokuda, endosteumun üzerinde halkasal dizilmiş tabaka.

İngilizce Inner monologue Türkçe anlamı, Inner monologue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inner monologue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Interior monologue : İç monolog.

Analyze : Tahlil etime, inceleme. Araştırmak. İncelemek. Tahlil yapmak. Tahlil etmek. Çözümleme. Çözümlemek. Analiz etmek. Analiz yapmak.

After piece : Asıl oyunun sonunda, oyuna bağlı olmadan oynanan kısa oyun. Rönesans döneminde ingiltere'de asal oyuna ek olarak oynanan ve genellikle güldürücü olan kısa yapıt. Ek oyun. Asıl oyunun sonunda, ona bağlı olmayan bir gösteri ya da oyun. Art oyun.

Alto : Alto. Pes uzamda kalın kadın sesi. Alto sesli sanatçı. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. En kalın kadın sesi. En kalın ve tok tonlu kadın sesi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Alley theme : Çıkmaz konu. Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu. Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu.

Acting style : Oyun alanı. Oyunun oynandığı yer, oyunun oynandığı düzeyin tümü.

Acting manager : Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli. Yönetici. Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili. Tiyatro sorumlusu.

Act drop : Önperde. Sahneyi seyircilerden ayıran büyük tiyatro perdesi. Çerçeve sahneli tiyatroda, bir bölümün başladığını ya da bittiğini belirten perde. genellikle bu sahnenin kumaş perdesidir; ancak bu amaçla başka bir perde de kullanılabilir. örnek : (epik tiyatro'nun yarım perdesi gibi. Bölüm perdesi. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun yerini seyircinin görüşüne açan ve kapayan, büyük perde. Oyun perdesi.

 

Allegory : Orunlama. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme. Yerine. Kinaye. Alegori. Dokundurma.

Absurd theatre : İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro). Absürt tiyatro.

Inner monologue synonyms : abstractionism, actor manager, abstract theatre, acrobacy, talk back, active hero, adaptability, amateur theater.