Inroad türkçesi Inroad nedir

Inroad ile ilgili cümleler

English: The army made inroads into the neighboring country.
Turkish: Ordu komşu ülkeye baskınlar yaptı.

Inroad ingilizcede ne demek, Inroad nerede nasıl kullanılır?

Make inroad into : Yol açmak. Gedik açmak. Yiyip bitirmek.

Inroads : Baskın. Tecavüz. Engelleme. Akın. Gedik.

Make inroads in : İlerleme kaydetmek.

Make inroads into : Yolunu açmak. Yol açmak. Gedik açmak. Yiyip bitirmek.

Make inroads on : Darbe indirmek. Zarar vermek (soyut bir şeye). Bir payını elde etmek (bir piyasanın). Azaltmak.

Felix heinrich wankel : Felix wankel (1902-1988). Wankel motoru adında dönel motoru icat eden alma mühendis.

Jinricksha : Çekçek.

Van der waals inreractions : Van der waals bağı. Polar olmayan gruplar veya moleküller arasında meydana gelen ve koparılması için 1-3 kcal/mol enerji gereken zayıf kimyasal bağ, hidrofobik bağ.

Inrushes : Üşüşme. Baskın. Ani degaj. Birden boşalma. Ani boşalma. Akın. İçeriye hücum.

Jinrikisha : Japon faytonu. Çekçek.

İngilizce Inroad Türkçe anlamı, Inroad eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inroad ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hegemonical : Hegemonik. Üstün. Liderlik ve otorite uygulayan.

 

Assault : Tecavüz etmek. Aniden ve vahşice saldırmak. Tartaklamak. Saldırı. Irza geçmek. Hücum. Hücum etmek. Atak. Taarruz etmek.

An outrage upon decency : Irza tecavüz.

Aperture : Fotoğraf makinesi açıklığı. Boşluk. Menfez. Açık. Işık düzengeci açıklığı. Açıt. Delik. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pencere.

Epidemical : Epidemik. Yaygın.

Desecrates : Hakaret etmek. Kutsallığını bozmak. Saygısızlık etmek (kutsal bir şeye). Kirletmek. Kutsal saymamak.

Chasm : Kanyon. Büyük ayrılık. Dar boğaz. Yarılarak açılmış yer. Yarık (derin). Ara. Derin yarık. Uçurum. Duygusal farklılık.

Violation : Saygısızlık etme. Bozma. Riayet etmeme. Yerine getirmeme. Çiğneme. Tutmama. Tecavüz etme. İhlal. İhlal etme. Kutsallığını bozma.

Diastema : Aralık. Aynı kaviste bulunan iki diş arasındaki aralık. Çatlak. Diş arası. İki diş arasındaki boşluk. Çentik. Diyastema. Yarık. Aralık diş.

Intrusion : Zorla içeri girme. İntrüzyon. Fuzuli işgal. Zorla girme. İhlal. İzinsiz ve davetsiz girme. Fuzuli işgal etme. Sokulma.

Inroad synonyms : attack, epidemics, breaches, rife, contagious, floods, afflux, desecration, salesclerks, desecrate, usurpation, inflow, aggressions, heaviest, interstice, desecrations, deluges, forays, exodus, incursions, breaking in, foraying, dominant, encroachment, heavier, crevices, invasion, encroachments, incursion, desecrating, inbreak, difficulty, forayed.

Inroad ingilizce tanımı, definition of Inroad

Inroad kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The entrance of an enemy into a country with purposes of hostility. Encroachment. To make an inroad into. To invade. A sudden or desultory incursion or invasion. Raid.