Insinuating türkçesi Insinuating nedir

Insinuating ile ilgili cümleler

English: Just what are you insinuating?
Turkish: Sadece neyi ima ediyorsun?

English: Are you insinuating something?
Turkish: Bir şey mi ima ediyorsun?

English: What are you insinuating?
Turkish: Neyi ima ediyorsun?

English: What're you insinuating?
Turkish: Sen ne ima ediyorsun?

Insinuating ingilizcede ne demek, Insinuating nerede nasıl kullanılır?

Insinuatingly : Üstü kapalı olarak.

Insinuation : Kinaye. Üstü kapalı (kötü) söz. Yağcılık. Dolaylı söz. Üstü kapalı söz. Anıştırma. Üstü kapalı söyleme. İma.

Insinuations : Kinaye. Üstü kapalı (kötü) söz. Dolaylı söz. İma. Üstü kapalı söyleme. Yağcılık. Üstü kapalı söz.

Insinuate : Anıştırmak. Üstü kapalı söylemek. Çaktırmadan kabul ettirmek. Yavaş yavaş girmek. Kinaye etmek. Demek istemek. Demeye getirmek. Çıtlatmak. İma etmek. Kurnazca yakınlaşmak.

Insinuated : Demek istemek. Çaktırmadan kabul ettirmek. Anıştırmak. Kurnazca yakınlaşmak. Üstü kapalı söylemek. Kinaye yapmak. Demeye getirmek. Kinaye etmek. İma etmek. Çıtlatmak.

Insinuators : Kinaye yapan kimse. İma eden kimse. Üstü kapalı anlatan. Dolaylı yollardan fayda sağlayan kimse.

Insinuates : Çaktırmadan kabul ettirmek. Kurnazca yakınlaşmak. Yavaş yavaş girmek. Anıştırmak. İma etmek. Çıtlatmak. Kinaye yapmak. Kinaye etmek. Demek istemek. Üstü kapalı söylemek.

 

Insinuator : Üstü kapalı anlatan. Kinaye yapan kimse. İma eden kimse. Dolaylı yollardan fayda sağlayan kimse.

İngilizce Insinuating Türkçe anlamı, Insinuating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insinuating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Implicit : Örtülü. Dolaylı olarak anlaşılan. İçerik. Dahili. Dolaylı olarak belirten. Tam. İma edilen. Açık anlam ya da anlatımların altında yatan, üstü kapalı olan ya da bir nesnede gizil olarak bulunan.

Suggestive : Açık saçık şeyleri ima eden. Davetkar. Fikir verici. Açık saçık. Anlamlı. Önerisel. Telkin edici. Ayıp şeyler öneren. Akıl çelen.

By implication : Dolayısıyla. Dolaylı olarak. İma yollu.

Allusive : Dokundurmalı (imalı). Dokundurmalı. Kinayeli.

Veiled : Örtük. Saklı. Gizli. Peçe takmış. Peçeli. Dolaylı. Örtülü. Kısık. Örterek saklanmış.

Indirect : Doğru olmayan. Vasıtalı. Dolaşık. Kinayeli. Dolambaçlı. Aldatıcı. Aktarmalı. Dolaylı. Endirekt.

Connotative : Sezdirimsel. Çağrımsal. Hatırlatıcı. İma eden. Yananlamsal.

Flattering : Pohpohlayıcı. Pohpohlayan. Olduğundan güzel gösteren. Yaltaklanan. Metheden. Onur verici. Pohpohlama.

Veranda : Camlı taraça. Hayat. Balkon. Veranda. Ayazlık. Üç yanı açık ve evin bir cephesinde boydan boya uzanan balkon. Taraça.

Connotational : Yan anlamsal.

Insinuating synonyms : ingratiatory, verandas, implicative, hinting, vaguer, vaguest, vague, ingratiating.

Insinuating zıt anlamlı kelimeler, Insinuating kelime anlamı

Unflattering : Körlük. Kalaysız. Kötüleyen. Yaldızsız. Övücü olmayan.

Insinuating ingilizce tanımı, definition of Insinuating

Insinuating kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Winning favor and confidence insensibly. Suggesting. Winding, creeping, or flowing in, quietly or stealthily.