Veranda nedir, Veranda ne demek

Veranda; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Camlı taraça
  • Üstü kapalı ve çevresi camlı balkon.

"Veranda" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Onu, odamın penceresinden, her sabah kahvaltıdan önce, verandada bir aşağı bir yukarı volta vururken görürdüm." - N. Cumalı
  • "Dipteki zaviyeden içeriye doğru veranda şeklinde bir girinti yapıp salonun cumba köşesine dayanır." - H. F. Ozansoy

Veranda hakkında bilgiler

Veranda (İspanyolca: Baranda) ya da Taraça (İtalyanca: Terazza) yapıların zemin katında, yer ile aynı hizada ya da yükseltilmiş, üzeri bir çatıyla örtülü, yanları açık ya da camlı, büyükçe sundurma ya da balkon'dur. Hindistan'da konuşulan pek çok yerel dilde karşılığı olmasından yola çıkılarak, verandaların ilk olarak Hint mimarisine ortaya çıkmış bir yapı stili olduğu sanılmaktadır. Verandalar bu bölgelere çeşitli amaçlarla gelen Araplar, Hollandalılar ve Portekizlilerin aracılığıyla Avrupa'ya ve oradan da tüm dünyaya yayılmıştır. Bugün geleneksel Hint mimarisindeki biçiminden oldukça uzak olmasına karşın nispeten yeni bir mimari tarz olarak müstakil yapılarda sıkça kullanılmaktadır.

Veranda ile ilgili Cümleler

  • Sabah kahvaltısı için veranda yemeği Fransa'nın kentsel alanlarında yaygın olarak uygulanmaktadır.
  • Ali bir veranda mobilya getirdi.
  • Verandaya git.
  • Verandanın üzerine bir şey düştü ama onun ne olduğunu göremedim.
  • Verandada bir masan var mı?
  • Dışarıda verandada yiyebileceğimizi düşündüm.
  • Ben öğleden sonraları sık sık verandanın üstüne oturup okurum.
  • Verandadan dökülen kirleri süpürdü.
  • Çay içe içe verandada oturdu.
  • Verandada bekleyelim.
  • Ali verandada oturmuş, gazete okuyor.
  • Ali verandada oturdu ve çay içti.
  • Verandada öğle yemeği yiyelim.
 

Veranda anlamı, kısaca tanımı:

Camlı : Cam takılmış, cam geçirilmiş, camı olan.

Balkon : Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.

Taraça : Toprak veya başka malzemeyle elde edilen, bir duvarla desteklenen yüksek düzlük. Seki. Teras.

Kapalı : Bulutlu, karanlık (hava). Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Geçilmez durumda olan. Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Gizli, saklı. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Açık olmayan (giyecek). Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. Başı örtülü (kadın). İçe dönük yaradılışta olan.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Yağlık.

 

Zemin : Yeryüzü, dünya. Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk. Taban, döşeme, yer. Temel, dayanak. Ortam.

Aynı : Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Benzer.

Hiza : Doğru bir çizgi üzerinde bulunma durumu.

Yükselti : Tümsek. Bir noktanın deniz yüzeyinden olan yüksekliği, yükseklik, rakım, irtifa.

Diğer dillerde Veranda anlamı nedir?

İngilizce'de Veranda ne demek? : n. open portico which is attached to the exterior of a building and is often roofed or partially enclosed, porch

n. veranda, porch, open portico or gallery attached to the exterior of a building

n. veranda, open portico which is attached to the exterior of a building and is often roofed or partially enclosed, porch, sun deck

Fransızca'da Veranda : véranda [la]

Almanca'da Veranda : n. Veranda

Rusça'da Veranda : n. веранда (F)