Porch türkçesi Porch nedir

  • Satır boşluğu.
  • Veranda (bir yanı veya yanları açık).
  • Sundurma veranda.
  • Sundurma (kapı önündeki yanları açık).
  • Sundurma.
  • Taraça (camlı).
  • Hayat.
  • Örtme.
  • Evin kabağında ilave dikinti.
  • Veranda.
  • Tarayıcı demetin satırbaşı yapabilmesi için gerekli süreyi sağlamak üzere alıcı ya da almaçta bırakılan boşluk.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Portik.
  • Giriş (kapı önündeki).
  • Bir yanı veya yanları açık veranda.

Porch ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are sitting on the porch drinking coffee.
Turkish: Ali ve Mary kahve içerken verandada oturuyorlardı.

English: Ali sat alone on the porch smoking a cigar.
Turkish: Ali bir puro içerken verandada tek başına oturdu.

English: Ali sat on the porch reading the newspaper.
Turkish: Ali verandada oturmuş, gazete okuyor.

English: Ali sat on the porch and drank tea.
Turkish: Ali verandada oturdu ve çay içti.

English: Ali and Mary are sitting on the porch talking to each other.
Turkish: Ali ve Mary verandada oturup birbirleriyle konuşuyorlar.

Porch ingilizcede ne demek, Porch nerede nasıl kullanılır?

Porch climber : Pencereden giren hırsız.

Back porch : Satır ardı boşluğu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Arka düzlük. Bir satır eşlemesinin arka kenarı ile satır boşluğunun sonu arasındaki uzun aralık; satır önü boşluğu ile satır eşlemesi imi çıkarıldıktan sonra geri kalan süre.

 

Front porch : Satır önü boşluğu. Bir satır boşluğunun başlangıcı ile satır eşlemesinin ön kenarı arasındaki kısa aralık. Ön düzlük. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Sun porch : Camlı teras. Güneşlenme salonu. Cam ev. Solaryum. Cam oda.

Porches : Veranda. Giriş (kapı önündeki). Hayat. Sundurma (kapı önündeki yanları açık). Sundurma veranda. Bir yanı veya yanları açık veranda. Sundurma. Veranda (bir yanı veya yanları açık). Örtme. Taraça (camlı).

Porcelains : Fayans. Porselen. Cıncık. Çini.

Porcelain : Kaolin, feldspat ve kuvarsın birlikte pişirilmesiyle yapılan, ak, yarı saydam, yoğun ve su geçirmez özdek. Porselen. Fayans. Çini. Cıncık.

Porcine : Domuz gibi. Domuza ait. Domuza benzer. Domuz.

Porcine stress syndrome : Domuzların stres sendromu. Stres sendromu.

Porcine polyserositis : Domuzların poliserözitisi. Domuz eniklerinde haemophylus parasuis’e bağlı olarak oluşan, yüksek ateş, topallık ve sinirsel bozuklukların yanı sıra beyin, göğüs, karın ve eklemlerin sinovyal zarlarında seröfibrinöz yangıyla belirgin perakut seyirli hastalık, glasser hastalığı, domuz bulaşıcı poliartritisi. etken üst solunum yollan normal florasında bulunur ve çoğunlukla pnömonik akciğerlerden ikincil invazyon oluşturan bir etken olarak izole edilir.

İngilizce Porch Türkçe anlamı, Porch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Porch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Penthouse : Çatı kat. Çekmekat. Çekme kat. Sundurma yapı. Gölgelik. Teras katı. Teras kat. Çatı katı.

 

Lanai : Veranda (hawaii dilinde). Teras. Lanay.

Covering : Batma. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Tabaka. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Koruma. Kaplama. Kat. Mahfaza. Sığınak.

Enshrouding : Gizleme. Gizlemek. Kefene sarmak. Örtmek. Örterek gizleme. Kefenleme.

Esse : Var olma. Yaratılış (latince). Varlık. Varoluş. Olma.

Movement : Mekanizma. Taşıma. Devinim. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Bölüm. Hareket. Manevra. Hareket yapımı. Akım.

Lifetime : Ömür süresi. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Kullanım ömrü. Hayatın devam ettiği süre; canlı varlık olarak bulunabilme süresi. İnsan ömrü. Ömür. Hayat süresi. Bir ömür boyu. Yaşam süresi.

Lining : Balata. Halka conta. Kaplama. Astarlama. Duvar örme. İksa. Astar.

Blanketing : Battaniyelik kumaş. Sinyal ezme. Ezme.

Carports : Yanları açık garaj. Otomobil sundurması.

Porch synonyms : life, masking, lifetimes, concealment, envelopments, verandah, coving, veranda, line blanking, deblooping, lean to roof, portico, claddings, cantilevers, living, verandahs, penthouses, porches, lives, jacketing, blooping, courtyard, open shed, front porch, porticos, cantilever, structure, loggia, embosoming, stoop, patio, patios, stoep.

Porch ingilizce tanımı, definition of Porch

Porch kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A covered and inclosed entrance to a building, whether taken from the interior, and forming a sort of vestibule within the main wall, or projecting without and with a separate roof. Sometimes the porch is large enough to serve as a covered walk. See also Carriage porch, under Carriage, and Loggia.