Penthouse türkçesi Penthouse nedir

Penthouse ile ilgili cümleler

English: Ali lives in a penthouse on the 30th floor.
Turkish: Ali otuzuncu katta terasta yaşıyor.

Penthouse ingilizcede ne demek, Penthouse nerede nasıl kullanılır?

Penthouses : Çekme kat. Çatı kat. Çekmekat. Sundurma yapı. Teras katı. Gölgelik. Teras kat. Çatı katı. Sundurma.

Penthobarbitale sodium : Hayvanlarda genel anestezik olarak kullanılan kısa-orta etki süreli barbitürat türevi bir ilaç. Pentobarbital sodyum.

Penthotal sodium : Kısa etki süreli bir uyku ilacı olan pentobarbitalin kükürtlü türevi. Tiyopental sodyum.

Consonant epenthesis : İç seste ünsüz türemesi. Çeşitli nedenlerle kelime içinde bir ünsüz türemesi olayı: ar. fenn "bilim, sanat" > fent "hile", fırsat > fırsant, meclis > mencilis, mahakk > ‘mihenk, ma‘i > mavi, fa ’ide > fayda, fiat > fiyat; far. pasban > pazvant "gece bekçisi", peştemal > peştembal, kılıç > kılınç, bilezik > bilerzik, dolamaç > dolambaç vb.

Epenthesis : İç ses türemesi. Ses türemesi. Bir sesin eklenmesi. Çeşitli nedenlere bağlı olarak kelime içinde ses türemesi olayı: ar. akl > akıl, zikr > zikir, ar. meclis > mencilis, ar. mahakk > mihenk, t. kılıç > kılınç, bilezik > bilerzik, darcık > dar-a-cık vb. ayrıca bk. iç seste ünlü türemesi, iç seste ünsüz türemesi. İçtüreme. İç türeme. Ünlü türemesi.

 

Epenthetic : Türeyen (ses). Ses eklenmesi ile alakalı. Ses türemesi ile alakalı. Eklenen (ses).

Nepenthe : Istırabı yok eden herhangi bir şey. Acı ve üzüntüyü yok eden ilaç. Acı ve üzüntüyü yok eden ilaç (yunan). Böcekçil bitki. Eski yunanlılarca acı ve üzüntüyü unutturduğu farzolunan bir ilaç.

Nepenthes : Böcekçil bitki. Acı ve üzüntüyü yok eden ilaç (yunan). Istırabı yok eden herhangi bir şey. Eski yunanlılarca acı ve üzüntüyü unutturduğu farzolunan bir ilaç. Acı ve üzüntüyü yok eden ilaç.

İngilizce Penthouse Türkçe anlamı, Penthouse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penthouse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Loft : Samanlık. Çatıkatı. Askı palangalarının bulunduğu ızgaraların üstü. onarımlarda buraya demir merdivenle çıkılır ve üzerinde yürünebilir. Güvercinlik. Çatı arası. Kilise balkonu. Izgara üstü. Çatı. Tavan arası.

Canopies : Saçak. Kaplamak. Kanopi. Gök kubbe. Paraşüt. Örtmek. Tente. Sayvan. Gölgelemek.

Loggias : Loca. Revaklı dışa açık galeri. Locciya. Avlu. Kemeraltı. Bir yapının çıkıntı yapan açık bölmesi.

Flat : Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Düz şey. Daire. Yan yana çatılarak bezemin çeperlerini ortaya çıkaran, üzerlerine kontrplak çakılmış değişik boydaki çerçevelerden oluşan parçalar. Dekorda, sahne üstündeki askı palangaları yoluyla tutturulan tavan. Tavan. Düzeltmek. Düz. Yassılmak.

 

Apartment : Oda. Apartman katı. Lüks daire. Apartman dairesi. Daire.

Arbor : Ormanda gölgelik yer. Ağaçlandırma. Ağaç. Arbor. Çardak. Pergole. Mil. Ağaç dikme.

Dossal : Kanopi. Bir kilise mihrabının arka ve üst kısmına asılan süsleme.

Garreting : Tavanarası. Tavanarası oda. Dam altı. Tavanarasındaki oda. Tavan arası. Çatı arası.

Bowered : Kuşatmak. Özel oda kadın. Çardak. Özel oda (kadınlar için). Bahçe kulübesi. Göz demiri. Demiri. Kameriye. Kulübe.

Penthouse synonyms : garret attic, lean to roof, broken roof, attic, coving, garret, half storey, attics, loggia, arbours, daises, porch, canopy, bowers, arbour, baldachins, cantilever, garrets, baldachin, lean to shed, lanai, cockloft, carports, bowering, arbors, dais, covings, lofts, cantilevers, bower, cantilevering, canopying, penthouses.

Penthouse ingilizce tanımı, definition of Penthouse

Penthouse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A shed or roof sloping from the main wall or building, as over a door or window. Overhanging. A lean-to. Also figuratively. Leaning.