Loft türkçesi Loft nedir
- Izgara üstü.
- Tavan arası.
- Tavanarası.
- Kilise balkonu.
- Çatı katı.
- Tavanarası odası.
- Çatıkatı.
- Çatı.
- Askı palangalarının bulunduğu ızgaraların üstü. onarımlarda buraya demir merdivenle çıkılır ve üzerinde yürünebilir.
- Samanlık.
- Güvercinlik.
- Çatı arası.
- Ahır üstündeki samanlık.
- Yükseğe atmak.
- Güvercin sürücü.
Loft ile ilgili cümleler
English: I saw a flock of birds flying aloft.
Turkish: Havada uçan bir kuş sürüsü gördüm.
Loft ingilizcede ne demek, Loft nerede nasıl kullanılır?
Rigging loft : Sahnenin üst kısmı (tiyatro terimi). Bir geminin armalarının hazırlandığı veya bakımının yapıldığı yer.
Lofted : Tavan arası. Güvercinlik. Çatı. Tavanarası odası. Yükseğe atmak. Çatı arası. Topu yükseğe atmak (golf). Çatıkatı. Samanlık. Kilise balkonu.
Lofter : Golf sopası.
Lofters : Golf sopası.
Loftier : Çalımlı. Mağrur. Kibirli. Yüce. Ulvi. Yüksek. Ali. Gururlu. Afili. Azametli.
Loftiest : Yüce. Mağrur. Ali. Çalımlı. Kibirli. Afili. Gururlu. Ulvi. Azametli. Yüksek.
Lofting : Topu yükseğe atmak (golf). Kirlilik dağılımı.
Aloft : Yükseklerde. Havada. Gemi direğinde. Armada. Yukarıya. Üst kısımlarda. Yukarıda. Yukarı. Havaya. Yukarda.
Loftless : Çatı arası olmayan. Tavan arası olmayan. Samanlıksız. Çatı katı olmayan.
Loftiness : Çalım. Azamet. Yücelik. Gurur. Yükseklik. Kibir.
İngilizce Loft Türkçe anlamı, Loft eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Loft ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Penthouse : Sundurma yapı. Çekmekat. Gölgelik. Çekme kat. Teras kat. Teras katı. Sundurma. Çatı kat.
Roofings : Bina örtüsü. Çatı malzemesi. Doyurulmuş. Çatı yapımı. Çatı yapma. Çatı örtüsü. Çatı kaplama. Çatı kaplama malzemesi. Çatı ile örtme.
Fabric : İskele. Bez. Kumaş. Bünye. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Dokuma. Nesiç. Yapı.
Hayloft : Otluk.
Roofing : Çatı kaplama. Çatı kaplama malzemesi. Çatı örtüsü. Çatı ile örtme. Çatı yapma. Çatı yapımı. Çatı kaplaması. Bina örtüsü. Çatı malzemesi.
Pubis : Pubis. Kasık kemiği. Utanılan bölge.
Sky : Gökyüzü. Havaya atmak. Hava sahası. Sema. Kubbe. Topa çok hızlı vurarak havalandırmak. Gözerimi üzerine kapanan, sonsuz yarıçaplı mavi kubbe; bu kubbenin iç yüzü. İklim. Bölge. Topu çok yükseğe atmak.
Framework : Esas yapı. Çerçeve. Karkas. Kadro. Taslak. Yapı. Bir iş, eylem ya da uygulamanın kuramsal ve denenceli çerçevesi, bk. kuram. Sistem. İskelet. İskelet (binaya ait).
Loft synonyms : artist's loft, columbary, broken roof, rooftop, house, housetops, dovecots, housetop, lofts, level, attic, haylofts, dovecot, pigeonry, haymow, garret, garreting, skyed, storey, garrets, dovecotes, skys, garret attic, columbaria, penthouses, skying, dovecote, attics, mow, roof, chassis, story, barn.
Loft ingilizce tanımı, definition of Loft
Loft kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a lofted house. . To send into the air. Pitch or slope of the face of a club (tending to drive the ball upward). That which is lifted up. Proud. To raise aloft. To make or furnish with a loft. Lofty. To cause to have loft. A lofted golf-club head. An elevation.

Bu kısımda Loft kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Loft ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Loft anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Loft ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.