Esse türkçesi Esse nedir

Esse ile ilgili cümleler

English: Being aware of what and how much we eat is essential to good health.
Turkish: Neyi ve ne kadar çok yediğimizin farkında olma iyi sağlık için gereklidir.

English: And now here is my secret, a very simple secret: It is only with the heart that one can see rightly; what is essential is invisible to the eye.
Turkish: Verecegim sir çok basit: insan ancak yüregiyle baktigi zaman dogruyu görebilir. Gerçegin mayasi gözle görülmez.

English: A fact is, essentially, irrefutable.
Turkish: Bir gerçek, esas olarak, tartışılmazdır.

English: Daily exercise is essential for your health.
Turkish: Günlük spor, sağlığın için gereklidir.

English: Diamond is essentially hard.
Turkish: Elmas doğal olarak serttir.

Esse ingilizcede ne demek, Esse nerede nasıl kullanılır?

Essen : Batı almanya'da bulunan bir şehir.

Essence : Esas nitelik. Ruh. Itır. Asıl. Cevher. Esas. Öz. Nefis. Nitelik. Esans.

Essence and appearance : Her gerçeklikte zorunlu olarak var olan iki yan. bk. öz, görünüş. Öz ve görünüş.

Essence of peppermint : Naneruhu.

Essence of the matter : Meselenin esas doğası. Konunun özü. Mevzunun mahiyeti. Konunun kalbi. Dip çizgi. İşin veya meselenin özü. İşin püf noktası.

 

Essential : Köklü. Esas. Esans türünden. Başlıca. Ç.gerekli şeyler. Ana. Zorunlu. Gerekli. Öz. Şart.

Essential albuminuria : Esansiyel albuminüri.

Essential amino acid index : Bir yem proteinindeki esansiyel amino asit miktarı, standart yumurta proteinindeki miktarla kıyaslanarak bulunan, geometrik ortalamayla hesaplanan protein değerlendirme sistemi, eaaı. Esansiyel amino asit indeksi. Eaaı.

Essences : Nitelik. Esans. Cevher. Ruh. Öz. Esas.

Essential amino acid : İnsanlar ve diğer omurgalılar tarafından sentezlenemeyen ve dışardan alınması gereken aminoasitler, esansiyel aminoasit. Esansiyel aminoasit. Temel aminoasit. Mutlak gerekli amino asit. Esansiyel amino asit. Hayvanların sağlıklı yaşamaları ve verimleri için gereksinim duydukları fakat organizmada çok az veya hiç sentezleyemedikleri için yemlerle almaları zorunlu olan valin, histidin, lösin, izolösin, treonin, metionin, fenilalanin, triptofan, lizin’den oluşan dokuz amino asit, ekzojen amino asit, mutlak gerekli amino asit.

İngilizce Esse Türkçe anlamı, Esse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Esse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Livings : Oturma. Yaşam tarzı. Yaşantı. Geçinme. Ekmek parası. Geçim yolu. Canlı. Geçinmek. Geçim.

Travel : Yol almak. Seyahat etmek. Gezi. Gezmek. Yolculuk yapmak. İşlemek. Dolaşmak. Topuklamak. Kaçmak. Yolculuk etmek.

Comfort : Yatıştırmak. Destek. Teselli. Rahat. Ferahlık. Refah. Avuntu. Rahat ettirmek. Konfor. Ferahlatmak.

Circumstance : Teferruat. Hal. Zenginlik. Detay. Ayrıntı. Keyfiyet. Şart. Şart(lar). Formalite. Durum.

 

Entity : Öz. Zat. Mevcudiyet. Antite. Tüzellik. Oluşum. Kendilik. Özlük. Tek ve bağımsız varlık.

Movement : Eylem. Çalışma. İstidat. Biyoloji, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cereyan. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Faaliyet. Aklı. Meyil.

Advents : Hz isa'nın görünmesi. Noel öncesi dört hafta. Görünme. Hz isa'nın gelmesi. Varış. Giriş. Geliş. Gelme. İlerleyiş.

Existences : Yaşayış biçimi. Varoluşçuluk. Ömür. Yaşam. Mevcudiyet. Vücut.

Critters : Mahluk. Yaratık.

Esse synonyms : locomote, inhesions, entia, subsistence, maturations, occurrences, ens, existing, happenings, critter, inhesion, move, advent, being recorded, relieve, presences, food and drink, entities, being, existence, continued existance, presence, life, lifetime, eventuation, happening, go, anima, beings, affluence, estates, biosis, living.

Esse zıt anlamlı kelimeler, Esse kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Difficulty : Güçlük. Zorluk. Külfet. Sıkıntı. Sorun. Pürüz. Gedik. İtiraz. Engel. Meşakkat.

Difficult : Güç beğenir. Huysuz. Müşkül. Geçinmesi zor. Çetin. İnatçı. Belalı. Kıyın. Zorlu. Müşkülpesent.

Esse antonyms : effortfulness.